Sevinç ve hüzün...

A -
A +

Ümit ederiz ki; milyonlarca Müslümanın mağfiret edildiği bu mukaddes ayda, biz de o bahtiyar insanlardan biri olmuşuzdur. 

 

 

 

 

 

Sevinçliyiz, çünkü; onbir ayın sultanı, rahmet, mağfiret ve cehennemden kurtuluşa vesile olan böyle mübarek bir ayla şereflendik. Sünnetlere farz, farzlara en az yetmiş kat sevap kazandıran çok kârlı bir ticaret imkânını bulduk...

 

Oruçlarımızı tuttuk, namazlarımızı, teravihlerimizi cami ve mescitlerde, mü'min kardeşlerimizle beraber eda ettik. Fakirlere, muhtaçlara imkânımız elverdiği ölçüde yardım ettik, sadaka dağıttık. Zenginlerimiz, zekâtlarını verdi, fıtır sadakası verildi. İftarlara davet edildik, biz kardeşlerimizi davet ettik, böylece kaynaşmalar, görüşmeler oldu. Karşılıklı dualar edildi.

 

Ümit ederiz ki; milyonlarca Müslümanın mağfiret edildiği bu mukaddes ayda, biz de o bahtiyar insanlardan biri olmuşuzdur. Hele bin aydan daha hayırlı, uzunca bir ömre bedel olan Kadir Gecesini de idrak etme nimetine kavuşanlardan biriyiz. Bunun için Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır...

 

Üzgünüz, maddi ve manevi, nihayetsiz huzur ve bereket bahşeden mübarek aydan ayrılıyoruz... Ne kadar da çabuk geçti. Sanki bir kuş gibi uçtu gitti. Bir daha bu feyizli aya kavuşur muyuz, kavuşamaz mıyız, belli değil...

 

     ***

 

Bayram, bir ay boyunca kulluk şuuru içinde ibadetlerini yapan, imanlı gönüllerin hasat günüdür, çok mübarek bir gündür. Bu günlerde bize düşen birçok vazife var; büyüklerimizi, akrabayı ve dostlarımızı ziyaret etmek, bayramlarını tebrik etmek, dualarını almak gibi... Onları hatırlar ve sevindirirsek, Rabbimiz de bizi sevindirir.

 

Bayramlaşmalar, yalnız yaşayanlarla olmamalı, kabir ziyaretlerini de yapmalıyız, onlara okumalıyız. Bizim gıdaya olan ihtiyacımızdan daha çok onların duaya ve okumaya ihtiyaçları vardır.

 

Hatim-i Esam (rahimehullah) buyuruyor ki: "Kabir ziyareti yapan onlara okumasa, kabirdekilere hakaret etmiş olur. Onların hâlinden ibret almasa, kendisine hakaret etmiş olur!"

 

Bayramın sevincinden fakirleri mahrum etmemeliyiz, onlara yardım etmeliyiz. Hele, yetim çocuklar varsa onlara daha çok ilgi göstermeliyiz. Rabbimiz dileseydi, o çocukları değil, bizim çocuklarımızı yetim bırakabilirdi.

 

Bizim bildiğimiz, bayramlarda arkadaşları gibi gülemeyen, oynayamayan fakir ve yetim çocuklar varsa onlara sahip çıkalım. Hiç olmazsa bayramlarda onlara yetim ve fakir olduklarını unutturalım...

 

     ***

 

"Büyük cihat" olarak tarif edilen nefis ile olan muharebeyi kazanan biri olarak bayram yapmak hakkımızdır. Yememizi içmemizi, nefsimizin arzu ettiği diğer şeyleri, bizleri yaratan Rabbimizin emri olduğu için bir ay boyunca terk etmemiz bize dünyada bayram yaptırdığı gibi, ahirette de bayram yapmamıza vesile olur inşaallah.

 

Bu vesile ile bayramın, cümlemize, bütün Müslümanlara ve bütün insanlara hayırlar getirmesini ve daha nice bayramlara kavuşmamızı nasip etmesini yüce Rabbimizden niyaz ederim...

 

.....

 

(NOT: Bu makale ilk 11 Ekim 2007 Perşembe günü neşredilmiştir...)

 

 

 

M. Said Arvas'ın önceki yazıları...