Kendi ayıbı ile uğraşana ne mutlu!

A -
A +

Allah adamları başkalarının ayıplarıyla değil, kendi ayıplarıyla meşgul olurlardı. Böyle yapmalarının sebebi, dinimizin böyle emretmesiydi. Nitekim, hadis-i şerifte, "Ne mutlu o kimseye ki kendi ayıpları ile uğraşmak onu, insanların ayıpları ile uğraşmaktan alıkoymuştur" buyurulmuştur. İnsanların ayıplarına bakan kimseler Allahü tealanın rahmetinden uzak kalırlar. Zeyd el-Kummî diyor ki: "Ben ilâhî kitabların bazısında şöyle bir metin okudum: "Ey âdemoğlu! Sana iki adet torba verdik, biri önünde, diğeri de arkanda. Arkandaki torbada kendi ayıpların, önündeki torbada ise başkalarının ayıpları var. Arkandaki torbaya bakarsan insanların ayıplarına bakmaktan seni alakor." Yine o diyordu ki: "Biriniz ayıplarını yakinen bildiği halde kendini hoş görür de, din kardeşine zan üzerine buğzeder! Akıllılık bu mudur?" Bişri-Hâfî diyordu ki: "Şaşarım o adamın aklına ki, din kardeşini gıyabında çekiştirir de, yüz yüze gelince ona sevgi izhar eder ve hemen onu övmeye başlar. Kim insanların şeref ve haysiyetiyle oynadığı halde 'Allahın kendisini sevdiğini' iddia ederse, şüphesiz o bir yalancıdır." Yahyâ bin Muâz derdi ki: "Kişinin, kimseyi kınamaması akıllı oluşundandır. Ben bâzan birisini bir günahı sebebiyle kınamıştım da bu yüzden aynı günaha yirmi sene sonra ben de uğratıldım. Bize ulaşan habere göre, İsâ aleyhisselâm şöyle buyururmuş: "Sizler köle sahibleri gibi insanların ayıplarına bakmayınız; kendi kusurlarınıza bakınız." Ebü'l-Kâsım Nasrabâdî buyurdu ki: "Tasavvufun aslı, Kitâb ve Sünnete uymak, bid'at ve nefsin arzularını terk etmek, Allah adamlarına hürmet ve sevgi göstermek, insanların hatâlarını hoş görmek, ibâdetlere de devam etmektir." Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.