Evliyânın büyüklerinden Nesevî hazretleri buyurdu ki: "Allahü teâlâya sevap umarak veya azâbından korkarak hizmet eden, tamahını ve hasisliğini ortaya koyar. Kulun efendisine bir bedel (menfaat) karşılığı hizmet etmesi ne kötü şeydir." Abdülhakim Arvasi hazretleri buyurdu ki: "Kul, Rabbi ile alışverişte olamaz. Ben şu kadar namaz kıldım sen de bunun karşılığı olarak şu kadar sevap vereceksin diyemez. Kul sadece emredileni yapar. Kulluk budur." Evliyânın büyüklerinden Semnûn Muhib buyurdu ki: "Kulluğun en güzeli, kulun Allahü teâlânın verdiği nîmetler karşısında, şükürden âciz olduğunu bilmesidir." Evliyânın meşhurlarından Abdullah bin Menâzil buyurdular ki: "Nefsi için bir hizmetçi istemediği müddetçe kul, kuldur. Kendisi için bir hizmetçi istedi mi, yüksek derecesinden düşmüş ve kulluğun edeblerini terk edip sınırlarını aşmış olur. Çünkü başkasının kendisine hizmet etmesini isteyecek kadar nefsini büyük görmüştür." "Eğer bir kul ömrü boyunca bir an riyâ ve nifaksız kalırsa, o bir ânın bereketini ömrünün sonuna kadar duyar." Evliyânın büyüklerinden Abdullah bin Muhammed Mürteiş buyurdu ki: "Kul, Allahü teâlânın sevgisini, Allahü teâlânın sevmediklerine düşman olmakla kazanır. Allahü teâlânın sevmedikleri ise, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeylerin hepsidir." "Kul ne ile muhabbete nâil olur?" diye sorulunca; "Habb-i fillah, buğd-i fillah ile yani Allahü teâlânın evliyâsına dost olmak, düşmanlarına da düşman olmakla" buyurdular. Alâeddîn Âbizî hazretleri, kulluk hakkında buyurdu ki: "İnsanoğluna verilen mükellefiyet ve mes'ûliyet, mahlûklardan hiçbirine verilmemiştir. İnsanın, bâzı ibâdet ve tâatları yapmasıyla iş bitmez. Bunlarla berâber, kulluğa sımsıkı sarılmak, söz söylemekte, yemek yemekte, hattâ etrâfına bakınmakta fevkalâde dikkati gerektirir. Çünkü, her söz ve hareketinden mes'ûldür, hepsinden Allahü teâlâya hesap verecektir." Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr