"Aramızda fark olsun!.."

A -
A +

Sultan Mahmûd zamanında, ihtiyar biri hastalanmıştı. Doktora gitti. Doktor kendisine 500 dirhem (yaklaşık 1750 gr) bal yemesini tavsiye etti. İhtiyarın bal alacak parası yoktu. Ne yapayım diye düşünürken, oradan sultanın geçmekte olduğunu gördü. Yanına varıp hâlini arz etti. Sultan Mahmud vezîrine: - Derhâl bu ihtiyara yirmi beş kilo bal veriniz, diye emir verdi. Veziri hemen atılıp: - Efendim, yanlış anlaşılmasın, ihtiyar bin yedi yüz elli gr istemişti, deyince vezîrine: - Ben ne istediğini iyi duydum. O kendine göre en azını istedi. Ben de bana göre en azını veriyorum. Aramızda bu kadar fark olsun, dedi. Abdullah bin Ömer buyurdu ki: "Ben Peygamber Efendimizden sonra Hz. Muâviye'den daha cömert kimseyi görmedim. Hz. Hasan ile karşılaştığı zaman: Merhaba ey Resûlullâh'ın kızının oğlu!" diye hitab etmiş ve O'na üçyüz bin dirhem verilmesini emretmiştir. Sonra Abdullah bin ez-Zübeyr ile karşılaştı. Ona da yüz bin dirhem verilmesini emretti." Hammâd bin Seleme, ramazan günlerinde her akşam kebap yaptırır, iftara elli adam çağırırdı. Bayram günü gelince onların hepsini giydirir, her birine yüzer dirhem de nakit verirdi. Çocuğuna Kur'ân-ı kerim öğretene, her ay otuz altın verirdi. Bir gün elbisesinin bir düğmesi düş-müştü. Dikmesi için terziye götürdü ve otuz gümüş para ücret verdi. Üstelik terziden özür dileyerek ayrıldı. Şöyle derdi: "Eğer muhtaçların hacet dileği olmasa, hiçbir şeyde sevap ümidim olmazdı." Bir kadının dilendiğini gördüğü zaman, ona kıymetli elbiseler ve çok sayıda para yardımı yapar ve; "Artık bunlarla bu kadın evlenebilir; insanlardan onunla evlenmeye bir heves eden bulunur da kadıncağızı kurtarmış oluruz" derdi. Abbas bin Dehka şöyle anlatıyor: "Bişr-i Hafî hariç, hiç kimse dünyaya geldiği gibi, dünyadan çıkmamıştır. Şöyle ki: Hasta yatıyordu. Bir kişi gelip ihtiyacını söyledi. O gömleğini çıkarıp adama verdi. Emanet olarak gömlek aldı ve o emanet aldığı gömlekle can verdi." > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.