Önümüzdeki cuma akşamı miladi yılbaşı. 2011yılına gireceğiz... Ömrümüzün bir yıllık yani 365 günlük zaman diliminden biri daha bitiyor. Sistem olarak ister hicri yıl olsun ister miladi yıl olsun, zaman dilimleri insanı muhasebe yapmaya, düşünmeye, tefekküre sevk edebiliyorsa bir mana ifade eder. Bu idrake sahip değilsek diğer canlılardan bir farkımız kalmaz. Bunun için, geçirdiğimiz bu bir yıllık zaman diliminin muhasebesini iyi yapmalıyız. Eksilerimizi artılarımızı önümüze koymalıyız. Eksilerimiz fazlaysa yeni yılda artılarımızı fazlalaştırmanın planlarını, hesaplarını yapmalıyız. Artılarımız fazlaysa mevcut eksilerimizin tamamını artıya çevirmenin yollarını aramalıyız. Bu muhasebe, kendimizle hesaplaşma sadece ahiret ile ilgili işlerimiz için değil, dünyalık işlerimiz için de yapılmalıdır. İşimizde, ticaretimizde, başarımızın ve başarısızlıklarımızın muhasebesi yapılmalıdır. Yeni yıla yeni hedeflerle girilmelidir. İNSANLIĞA AYKIRI ŞEYLER!.. Bunlar yapılmayıp, yeni yıla girmeyi, eğlence vasıtası yapmak, körkütük sarhoş olmayı marifet bilmek akla mantığa kısacası insanlığa aykırı şeylerdir. Bunlar, idrak yoksunu, düşüncesiz, idealsiz basit insanların yaptığı yanlışlardır. İnsan basit bir varlık değildir. Cenab-ı Hak insana değer vermiş, diğer bütün varlıkları insan için yaratmıştır. İnsanı da kendisi için, kendisini tanıyıp ibadet etmesi için yaratmıştır. Yılbaşı dolayısıyla yapılan diğer bir yanlışlık da, Hristiyanların dinî istismarlarıdır. Müslümanların da bu istismara alet olmalarıdır. Yılbaşı dolayısıyla, caddelerde, mağazalarda "Noel Baba" olarak Aziz Nikolaos efsanesinin boy göstermesi; Hristiyanlık propagandasının diz boyu olması bu istismarın tipik örnekleridir. Yılbaşı ile Noel iç içe yaşansa da, aslında yılbaşının Noel'le bir ilgisi yoktur. Çünkü Noel'de ortak bir gün yoktur. Aralık ayının yirmibirinde, yirmibeşinde ve ocak ayının altısında olmak üzere farklı farklı zamanlarda kutlanmaktadır. Hristiyanların büyük çoğunluğu aralık ayının yirmibeşinde Noel kutlamalarını yaptılar. Hristiyan âleminin Noel'i kutlamaları, 4. asırda Roma İmparatorlarının birincisi olan Konstantin ile başlar. Konstantin, Eflatun'un ortaya koyduğu teslis "Trinite" yani "üç tanrı" inancını, papazlara yazdırdığı yeni İncil'e koydurdu ve Noel'i bayram ilan etti. Böylece yeni bir Hristiyanlık dini doğmuş oldu. NOEL İLE YILBAŞI FARKLIDIR! Noel kutlamaları ve yeni yıl hep Hazreti İsa'nın doğum günü üzerine bina edilmektedir. Halbuki, Hazreti İsa'nın doğumu hakkında, o zamanın edib ve ilim adamlarının eserlerinde hiçbir bilgiye rastlanmamaktadır. Çünkü, İseviler, az ve asırlarca gizli yaşadıklarından, milad doğru anlaşılmamıştır. Bunun için, miladi sene, hicri sene gibi doğru ve kat'i olmayıp, günü de senesi de şüpheli ve yanlıştır. Mesela, İmam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğine göre, üç yüz seneden fazla olarak noksandır. Çünkü İsa aleyhisselam ile Muhammed aleyhisselâm arasındaki zaman, bin seneden az değildir. Hristiyanların kutladığı Noel sonradan uydurulan bir hurafeden ibarettir. Hatta bazı Hristiyan teşkilatlarının da artık Noel'i bir hurafe kabul ettikleri, dünya basınında çıkan haberler arasındadır... İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyurdu ki: "Hindûların bayram günlerine, ateşe tapanların nevruz günlerine ve Hristiyanların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına hürmet etmek, o zamanlarda onların âdetlerini onlar gibi yapmak, insanı îmândan çıkarır." Bir Müslümanın dinimizin bildirdiği dînî günlerin dışında bazı günleri dînî bayram kabul etmesi, dînî gün olarak kutlaması veya bu günlere önem vermesi, bunlara kıymet atfetmesi hükmü küfür olan bir bid'attir. Dînimize göre, milâdî yılbaşının diğer günlerden farklı bir tarafı yoktur. Bunun için sıradan gün muamelesi göstermelidir. Noel ile yılbaşı farklı şeylerdir. Yeni yıla bir kudsiyet, manevi bir değer yüklemeden yeni yılı tebrik etmekte, hayırlı olmasını temenni etmekte dinen mahzur yoktur. Yeni yılınızı şimdiden tebrik ediyorum...