Dıhye-i Kelbî hazretleri, Rumca'yı iyi bilirdi. Resûlullah onu Bizans'a Sefir olarak gönderdi. Resûlullah Bizans Kayseri Herakliyus'u İslâm'a dâvet için bir mektup yazdırdı. Mektubu Dıhye'ye verdi. Mektubu Bizans Kayserine sunması için Busrâ Emiri'ne vermesini emretti. Hz. Dıhye, Peygamberimizin mektubunu Kaysere sunması için Busrâ'daki Gassan Emîri Hâris'e başvurdu. Hâris, Dıhye'yi Herakliyus'a götürmesi için Adiy bin Hâtem'i vazifelendirdi. Adiy bin Hâtem de Dıhye'yi alıp, Kudüs'e götürdü. Bu sırada Herakliyus da Kudüs'te bulunuyordu. İmparatorun adamları kendisine "Kayser'in huzuruna çıktığı zaman başını eğip yürüyeceksin ve yaklaşınca da yere kapanıp secde edeceksin. Secdeden kalkmana izin vermedikçe de asla başını yerden kaldırmayacaksın." dediler. Dıhye onlara,"Biz müslümanlar! Allahü teâlâdan başka hiçbir kimseye secde etmeyiz. Hem insanın insana secde etmesi insanın yaratılışına terstir." dedi. "Mademki Kayser'e secde etmeyeceksin, o zaman şöyle yap: Kayser'in sarayının önünde dinlendiği bir yer var. Her gün öğleden sonra bu avluya çıkar oraları dolaşır. Orada bir minber vardır, onun üzerinde herhangi bir şikâyet veya yazı varsa önce onu alır okur, sonra istirahat eder. Sen de şimdi git hemen mektubu o minbere koy ve dışarda bekle. Mektubu görünce seni çağırtır. O zaman vazifeni yerine getirirsin" dediler. Bunun üzerine Dıhye mektubu söylenilen yere bıraktı. Herakliyus mektubu aldı; Arapça bilen bir de tercüman çağırttı. Tercüman Resûlullahın mektubunu okumaya başladı: "Bismillâhirrahmânirrahîm... Allah'ın Resûlü Muhammed'den, Rumların büyüğü Herakl'e... Allahü teâlânın hidayetine tâbi olana selâm olsun. Bundan sonra; Ben seni İslâm'a davet ederim. Müslüman ol ki, selâmet bulasın. Allahü teâlâ sana iki kat ecir versin. Eğer yüz çevirirsen bütün Hıristiyanların vebâli senin üzerinedir. Ey ehl-i kitab sizin ve bizim aramızda bir olan söze gelin; Allahü teâlâdan başkasına ibadet etmeyelim ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allahü teâlâyı bırakıp bazılarımız bazılarını Rab edinmesinler. Eğer bu sözden yüz çevirirlerse: 'Şahid olunuz. Biz müslümanız', deyiniz." Resulullahın mektubu okunurken Herakliyus'un alnından ter taneleri dökülüyordu. Mektup bitince "Hz. Süleyman'dan sonra ben böyle "Bismillâhirrahmânirrahîm" diye başlayan bir mektub görmemiştim" dedi. Ne yapacağına karar veremedi. Bunun için çevresine sormaya karar verdi...