Hazret-i Fatıma'nın, diğer Ehl-i beytin fazilet ve üstünlüğü pek çoktur. Saymakla bitmez. Onları anlatmağa, medh etmeğe insan gücü yetişmez. Onların kıymeti ve büyüklüğü, ancak âyet-i kerîme ile anlaşılmaktadır. Ehl-i beyti sevmek her mü'mine farzdır. Son nefeste imân ile gitmeğe sebep olur. İmâm-ı Şâfiî bunu çok güzel bildiriyor, diyor ki: "Ey, Ehl-i beyti Resûl! Sizi sevmeği, Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde emrediyor. Namazlarında size duâ etmeyenlerin namazlarının kabul olmaması, kıymetinizi, yüksek derecenizi gösteriyor." Bir gün, Resûlullah efendimiz Hz. Ali'ye: "Yâ Ali! Allahü teâlâ hazretlerini sever misin?" diye sordu. Hz. Ali "Evet severim" dedi. "Beni sever misin?" buyurdu. Hz. Ali de: "Evet" dedi. "Hasan ve Hüseyin'i sever misin?" buyurdu. Hz. Ali yine: "Evet severim" dedi. Habib-i Ekrem: "Yâ Ali! Bu kadar sevgiyi bir kalbe nasıl sığdırıyorsun?" buyurdu. Hz. Ali buna bir cevap veremiyeceğini söyledi. Hz. Fâtıma'ya durumu anlatınca: "Bunda düşünecek ve üzülecek ne var? Hak teâlâyı ve Resûlünü sevmen imândandır. Beni sevmen nefsin içindir. Hasan ve Hüseyin'i sevmen tabiatındandır." dedi. Hazreti Ali bu cevabı Resûlullaha söyledi. Resûl-i ekrem "Bu meyve ancak Peygamberlik ağacından alınmıştır" buyurdular. Yani bu cevap senden değil Fâtıma'dandır, demek istediler. Hz. Osman, Resûlullaha ziyafet vermişti: Hz. Ali ziyafetten çıkıp eve geldi. Hz. Fâtıma, Hz. Ali'yi üzüntülü gördü. Sebebini sordu. Hz. Ali "Yâ Fâtıma! Biz de biraz zengin olup da, Resûlullahı davet etseydik. Fâtüma-tüz Zehrâ: "Biz de davet edelim. O, Allahü teâlânın sevgilisidir. Hak teâlâ Ona yemek verir" dedi. Hz. Ali, Resûlullahın huzuruna vardı: "Yâ Resûlallah! Kerimeniz Fâtıma, sizi evine davet ediyor", dedi. Resûlullah Eshâb-ı ile kalkıp, Hazreti Fâtıma'nın evine teşrif ettiler. Fâtüma-tüz Zehra, "Yâ Rabbi! Biliyorsun, Habîbin ve Eshâbı bu miskinin evini şereflendirdiler. Onlara ikrâm edecek bir şeyim yok. Sen onlara ihsân, ikrâm et, ni'metler ver!" diye duâ etti. Bir tenceresi vardı. Ocağa koydu. Hak teâlâ, lütfederek tencereyi yemekle doldurdu. Hazreti Fâtıma bu yemeği Resûlullahın huzuruna götürdü. Eshâb-ı kirâm ile beraber yediler. Az bir yemek olmasına rağmen herkese yetti. Resûlullah, "Bu Cennet yemeklerindendir." buyurdu.