Cimriliğin sebebi mal sevgisidir. Kişi, malın maksatlarını, niçin yaratıldığını, malın sadece ihtiyaç miktarının korunması gerektiğini, fazlasını infak etmekle âhiret için azık hazırladığını düşünmelidir. Kişi, basiret nûruyla malı vermenin, gerek dünyada ve gerek ahirette, vermemekten daha hayırlı olduğunu bildiği zaman, eğer aklı varsa vermeye rağbet eder. Eğer arzusu hayır hususunda harekete geçerse, derhal ilk hatıra gelene icabet etmelidir. Çünkü şeytan, kendisini durmadan fakirlikle korkutur ve cömertlikten menetmeye çalışır. Hikâye olunuyor ki, Ebu Hasan el-Buşencî bir gün helâda bulunuyordu. Bu esnada talebesini çağırdı ve gömleğini uzatarak, -Bunu, filân adama ver! Heladan çıkınca sordular: -Helâdan çıkınca verebilirdin niçin bu kadar acele ettin? -Nefsimin caymasından emin değilim. Helâda iken kalbime geldi. Helâdan çıkıncaya kadar nefsimin fikir değiştireceğinden emin olmadığımdan dolayı böyle yaptım. Cimrilik sıfatı zorla vermeye kendisini alıştırmakla ortadan kalkar. Cimrilik hastalığını tedavi etmek isteyen bir kimsenin vermek suretiyle maldan zorla ayrılması lazımdır. Cimrilik, malı sarf etmemeyi ister. Onun isteğine karşı çıkıp zaman zaman mal verildiği takdirde cimrilik sıfatı ölür. Cömertlik, insana tabiat olur, vermek için çekilen zorluklar ortadan kalkar. Cimriliğin sebebi mala muhabbettir. Bunun için Allah adamları, talebelerinin yeni bir elbiseye iltifat ettiğini gördüğü zaman veya bir seccade ile sevindiğini hissettiği zaman derhal onu başkasına vermesini emrederdi. Ona eski bir elbise giydirirdi. Böylece dünyaya muhabbeti kırarlardı. Eğer kişinin bin türlü malı varsa bin tane sevgilisi var demektir. Onları kaybetmek ve onların elinden çıkması korkusu dünyaya bağlar. Bu bağ da vermeyi zorlaştırır... Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr