Kişi, vermesi gerekeni verirken zorlanmazsa, kalbi verdiğinde kalmazsa bu kimse cömert sayılır. Zor gelirse cömert sayılmaz. Mürüvvetin icapları ile iktifa eden, cimrilikten kurtulur. Mürüvvet, insanlık demektir. Hazreti Hasan buyurdu ki: "Mürüvvet, kulun, dinini muhafaza edip nefsini korkutması, misafirini iyi karşılaması, münazaalarda, güzel davranması demektir. Ululuk ise, komşuya eziyet etmemek ve zorluklara göğüs germektir. Kerem de istemeden vermek, yerinde yemek yedirmek, saile (fakire, isteyene) yumuşak davranmak ve bol vermektir." Zekatı severek veren, kurbanı severek kesen cömerttir. Hadis-i şerifte, "Zekatını severek veren, misafirini ağırlayan, darda kalana yardım eden cimrilikten kurtulur" buyuruldu. (Taberani) Her bakımdan cömert olmaya heves etmelidir! Çünkü, cimrinin malı felakete uğrar, cömert de verdikçe, fazlası ile alır. Misafir rızkı ile gelir, kırk gün bereket bırakıp gider. Gerekli yerlere vermekle, cömerdin eli daralmaz. Peygamber efendimiz, yemin ederek "Sadaka vermekle mal azalmaz" buyurdu. Malı saçıp savurmak ne kadar kötü ise, malı korumak da o kadar mühimdir. Misafire ikram etmek ise, malı korumaktan mühimdir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: "Misafir ağırlamayanda hayır yoktur." "En iyiniz, yemek yedireninizdir." "Allahü teâlâ, yemek yediren cömertle meleklerine övünür." "Yemek sofrası misafirin önünde bulunduğu müddetçe, melekler, ev sahibine istiğfar ederler." "Arkadaşına, arzu ettiği yemeği ikram edenin günahları affolur." Taparcasına parayı sevmek çok kötüdür. Hadis-i şerifte "Altın ve gümüşün kuluna lanet olsun!" buyuruldu. Yine, "Aza kanaat etmeyen, çok ile doymaz" buyuruldu. Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr