Dünyanın ne olduğu, ne olmadığı üzerine çok şey söylenmiş, çok şey yazılmıştır. Bütün kavgaların, savaşların, ölümlerin, cinayetlerin, vefasızlıkların, hainliklerin... velhasıl bütün olumsuzlukların, kötülüklerin gerçek sebebi dünya ve dünyalıklardır. Bunun için dünyanın ne olduğunun doğru tespiti çok önemlidir. Doğru tespit yapanlar hem dünyada hem de sonsuz ahiret hayatında rahata, kurtuluşa ereceklerdir. Yanlış tespit yapanlar da hem dünyada hem de ahırette perişan olacaklar, sonsuz ahiret azabına düçar olacaklardır. Öyleyse dünya nedir? Ölümden önce olan herşeye dünya denir. Bunlardan ölümden sonra faydası olanlar, dünyadan sayılmaz. Âhiretten sayılırlar. Çünkü dünya âhıret için tarladır. Âhirete yaramıyan dünyalıklar zararlıdır. Haramlar, günahlar ve mubahların fazlası böyledir. Dünyada olanlar dine uygun kullanılırsa, âhirette faydalı olurlar, hem dünya lezzetine hem de âhiret ni'metlerine kavuşurlar. İyilik, kötülük dünya malında değildir. Bu malı kullanandadır. O hâlde mel'un olan kötü olan dünya, Allahü teâlânın râzı olmadığı, âhireti yıkıcı yerlerde kullanılan şeyler demektir. Kendini ve Rabbini unutup lezzetlerine, şehvetlerine düşkün olanlar, yolda hayvanın süsü ile palanı ile otu ile uğraşıp, arkadaşlarından geri kalan yolcuya benzer. Çölde yalnız kalıp helâk olur. İnsan da ne için yaratılmış olduğunu unutup, dünya zînetlerine aldanıp, âhıret hazırlığı yapmazsa, ebedî felâkete sürüklenir. Dünyaya düşkün olmak, âhirete hazırlanmaya mâni olur. Çünkü kalb onu düşünmekle, Allahı unutur. Beden onu elde etmeğe uğraşarak ibâdet yapmaz olur. Dünya ile âhiret doğu ile batı gibidir ki, birine yaklaşan ötekinden uzak olur. Bir kimse ibâdetini yapmaz, geçiminde kazancında, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını gözetmezse dünyaya düşkün olmuş olur. Allahü teâlâ herkesin kalbini bu kimseden soğutur. Bunu kimse sevmez. İnsanların âhirette Cehennemden kurtulması yalnız kendi zamanlarındaki peygamberlere tâbi olmalarına bağlıdır. Dünyada yapılan bütün iyilikler, bütün keşifler, bütün hâller ve bütün ilimler, peygamberlerin yolunda bulunmak şartıyla, âhırette işe yarar, yoksa Allahü teâlânın peygamberine tâbi olmıyanların yaptığı her iyilik dünyada kalır ve âhıretin harap olmasına sebep olur.