Ebû Hureyre hazretleri, Eshâb-ı kirâm arasında en çok hadîs-i şerîf bilen ve rivâyet edenlerdendir. İsmi Abdurrahman bin Sahr'dir. Künyesi Ebû Hureyre'dir. Bu künyenin verilişi hakkında kendisi şöyle demiştir: Bir gün kaftanımın içinde küçük bir kedi taşıyordum. Resûlullah gördü. "Nedir bu?" buyurdu. Ben de, "kedicik" dedim. Bunun üzerine Resûlullah bana "Ey kedicik babası" buyurdu. Ebû Hureyre , Peygamber efendimizin yanına geldikten sonra artık O'ndan hiç ayrılmadı. Ticaret, mal, servet gibi hiçbir meşgâlesi yoktu. Bunlarla hiç uğraşmadı. Eshâb-ı kirâmın en fâkiri olup, Eshâb-ı Suffa arasına katıldı. Eshâb-ı Suffa, Mescid-i Nebî'de kalır hep ilimle meşgûl olurdu. Ebû Hureyre, Peygamberimizin hep huzurunda bulundu. Bu hal Peygamberimizin vefâtına kadar sürdü. Peygamberimizin yanında devamlı bulunduğu için pekçok hadîs-i şerîf işitmiş ve rivâyet etmiştir. Bir gün Peygamberimize şöyle demiştir: "Yâ Resûlallah senden işittiklerimi hâfızamda fazla tutamıyorum." Bunun üzerine Peygamberimiz "Örtünü uzat" buyurdu. O da ridasını uzattı. Resûlullah Ona duâ etti, iki mübarek eliyle üç defa O'na doğru nûr saçtı ve "Örtünü göğsüne sür" buyurdu. O da sürdü. Böylece Allahü teâlâ O'na öyle bir hafıza ihsan etti ki, işittiği hiçbir şeyi unutmadı. Ömrü de uzun oldu. Böylece çok hadîs-i şerîf rivâyet etti. Bir zât, İbn-i Ömer'e "Ebû Hüreyre Resûlullahtan bu kadar çok hadîs rivâyet ediyor doğru mu?" dediğinde İbn-i Ömer "Yemin ederim ki, hiçbirinde şek ve şüphe yoktur, çünkü Ebû Hureyre her zaman Resûlullaha suâl sorar, aldığı cevapları ezberlerdi." demiştir. Eshâb-ı kirâm arasında Muhacirin ve Ensarın birçoklarının bilmediği hadîs-i şerîfleri Ebû Hureyre bilirdi. Çünkü Eshâb-ı kirâmın çoğu iş güç sahibi olduğundan, bir kısmı çarşıda, pazarda çalışır, bir kısmı ziraatle meşgûl olurdu. Bu sebeple her zaman ve her saat Resûlullahın yanında bulunma fırsatını elde edemezlerdi. Eshâb-ı kirâmdan bir kısmı ise kendini tamamen ilme vermiş olup, Resûlullahın huzurunda bulunurdu. Bunların en başında gelen Ebû Hureyre idi. Ebû Âmir buyurdu ki: "O, her gün Resûlullahın huzurunda ve hizmetinde bulunmuştur. Biz eşlerimizle ve ailemizle, evimizde oluyorduk. Onun böyle bir meşgâlesi yoktu. Bu bakımdan O bizden daha fazla hadis-i şerif bilir "