Huzeyfet'übnü Yemân'ın, Peygamberimizden bizzat işiterek rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları: "Resûlullah'a ileride hasıl olacak fitnelerden sordum, çünkü bunların şerrine yakalanmaktan korkuyordum. "Yâ Resûlallah, biz, müslüman olmadan önce kötü kimselerdik. Allahü teâlâ, senin şerefli vücudun ile İslâm nimetini, iyiliklerini bizlere ihsan etti. Bu saadet günlerinden sonra yine kötü zaman gelecek mi" dedim. "Evet gelecek" buyurdu. Bu şerden sonra hayırlı günler yine gelir mi dedim. Yine "Evet gelir. Fakat o zaman bulanık olur" buyurdu. Bulanıklık ne demektir, dedim. "Benim sünnetime uymayan ve benim yolumu tutmayan kimselerdir. İbâdet de yaparlar. Günah da işlerler" buyurdu. Bu hayırlı zamandan sonra, yine şer olur mu dedim. "Evet Cehennemin kapılarına çağıranlar olacaktır. Onları dinleyenleri Cehenneme atacaklardır" buyurdu. Yâ Resûlullah! Onlar nasıl kimselerdir dedim. "Onlar da bizim gibi insanlardır. Bizim gibi konuşurlar" buyurdu. Onların zamanlarına yetişirsem, sığınacak iyi insan bulamazsam ne yapmamı emredersiniz dedim. "Bir kenara çekil. Aralarına hiç karışma ölünceye kadar yalnız yaşa!" buyurdu. Bildirdiği diğer hadis-i şerifler şunlar: "Benden sonra Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e uyunuz." "Bütün iyilikler sadakadır." "Utanmazsan, istediğini yap." "Nemmam (söz taşıyan) Cennete giremez" "Gümüş ve altın kaplardan bir şey içmeyiniz, ipekli elbise giymeyiniz." "Bir kimse, İslâm'da sünnet-i hasene yaparsa, bunun sevabına ve bunu yapanların sevablarına kavuşur. Bir kimse İslâm'da bir bid'at, (kötü) çığır açarsa, bunun günahı ve bunu yapanların günahları kendisine verilir." "İki arkadaşın, Allah katında en sevimlisi, arkadaşına karşı daha müşfik (şefkatli) davranandır." "Şehvet nazarı ile bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Kim Allah korkusu ile, onu terk eder, yâni şehvet gözü ile bakmazsa, Allahü teâlâ ona öyle bir imân nasib eder ki, zekini kalbinde duyar." "İçinizdeki fenâları yola getirmeğe çalışmazsanız. Yani Emr-i Ma'rûf ve nehyi ani'l münker yapmazsanız Cenâb-ı Hak, başınıza öyle belâlar verir ki, bu belâlardan kurtulabilmek için artık iyilerinizin Allah'a yalvarması da fayda vermez."