Hürriyetine kavuşunca ağladı!

A -
A +

Ebû Râfî hazretleri ilk müslümanlardandır. Önce Resûl-i Ekrem'in amcası Hz. Abbas'ın kölesi idi. Hz. Abbas onu Resûlullaha verdi. Böylece Resûlullahın aile efradı arasına girme saadet ve şerefine kavuştu. Resul-i ekrem efendimiz, amcası Hz. Abbas müslüman olunca, sevincinden onu âzâd edip, Selmâ ismindeki azâdlısı ile evlendirdi. Ondan Abdullah adında bir oğlu oldu. Bu oğlu büyüyünce Hz. Ali'nin kâtibi olma şerefine kavuştu. Ebû Râfi âzâd edildiği zaman ağlamış, "Yâ Resûlallah! Beni niçin bırakıyorsun, bundan sonra da yanında kalacağım" demiştir. Kölelikten azad edildiği için üzülen, hatta ağlayan insanlık tarihinde başka bir örnek var mıdır? Resulullah merhamet buyurmuş; hür iken de Resulullahdan ayrılmamış, harb ve sulh zamanlarında da, Resûl-i Ekrem'in hizmetinde bulunma nimetine kavuşmuştur. Seferlerde Resûlullahın çadırını o kurardı. Peygamber efendimiz Erkam bin Ebi-l-Erkam'ı, zekât memuru olarak göndermişti. O zaman Erkam Ebû Râfi'ye "Bana bu işte yardımcı olursan, sana, toplanan zekâttan, toplayanlara ne verilirse, onu sana veririm" dedi. Ebû Râfî bunu Resûlullaha arz edince, "Yâ Ebâ Râfi! Biz Ehl-i Beyt'teniz. Onun için bize sadaka (zekât) helâl değildir. Kavmin kölesi, kendilerinden sayılır." buyurdu. Ebû Râfi , Bedir gazâsından sonra Medine'ye hicret etti. Daima Peygamber efendimizin himâyesinde olup, devamlı sohbetinde bulunan Eshâb-ı Suffa arasına katıldı. Ebû Râfî , Uhud ve Hendek gazvelerine iştirak etmiş, Hz. Ali'nin kumandasında Yemen'e gönderilen Seriyye'de bulunmuş, bu seriyyede Hz. Ali'ye yardımcılık vazifesi yapmıştır. Râfi, Hz. Ebû Bekir zamanında mürtedlerle yapılan muharebelerde bulunup, Hz. Ömer devrinde de fetihlere iştirak etmiştir. Hz. Osman'ın zamanında, kendi halinde, sâkin bir hayat yaşamış, ilimle meşgûl olup, pek çok talebe yetiştirmiştir. Ebû Râfi'nin çok talebesi vardır. Oğullarından, Hasan, Râfi, Ubeydullah, Mutemer, torunlarından, Hasan, Sâlim ve Ata bin Yesâr, Süleyman bin Yesâr bunlardandır. Ebû Râfi'den 68 hadîs-i şerîf rivâyet edilmiştir. Ebû Râfî, Resûlullah efendimiz abdest aldığı zaman, parmağının tamamen ıslanması için yüzüğünü hareket ettirdiğini, bildirmektedir. Yine Resûlullah'tan şu hadîs-i şerîfi nakleder: "Sizden birinin kulağı çınlarsa, beni ansın ve salevât okusun."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.