Bütün dünyada insanlar, hızlı bir şekilde bunalıma sürüklenmekte; mutsuzluk, huzursuzluk her tarafı sarmış durumda. Bunalımda en büyük oran da gelir seviyesi yüksek olan Batı ülkelerinde görülmektedir. İngiltere'de ruh sağlığı hekimleri, depresyon ilacı reçetesinde korkunç bir artış olduğunu açıkladılar... NİÇİN BUNALIMA GİRİYORLAR!.. Bütün ülkeler söz birliği etmişçesine, "gelir seviyesini nasıl artırırız, milleti nasıl zengin yaparız"ın peşinde. İnsan, sadece maddi bir varlık olarak düşünülmekte, yemesi, içmesi ve eğlenmesi sağlandığında kişilerin huzura kavuşacağı zannedilmekte. İnsanın beden ve ruhtan meydana geldiği unutulmakta. Hal böyle olunca da, insanı insan yapan diğer, canlı varlıklardan ayıran ruh yok farz edildiği için de insanlar bunalıma girmekte, her yıl intihar oranları artmaktadır. Bu önemli ihmal ve yanlışlık ülkemiz için de geçerlidir. Bilhassa anne-babalar, sadece çocuğumuz iyi bir eğitim alsın, iyi bir bölümden, iyi bir üniversiteden mezun olsun düşüncesindeler. Tek hedef bu olunca, çocuklar yarış atı muamelesi görmektedir. Aileler bütün varını yoğunu bu uğurda sarf etmekte; çocuk kimlerle görüşüyor, sosyal yönü, ahlaki, dini yönü ne durumda, yaşı ile orantılı olarak ruhi yönünü geliştiren bu manevi değerlerde de gelişme oluyor mu, kimse bunun üzerinde durmuyor. Hal böyle olunca ne oluyor? Genç, ya kendini tamamen derse veriyor, kendisini toplumdan tecrit ediyor. Bunun sonucunda, ruhi yönden bir gelişme olmadığı için, bu yönü doldurulmadığı için de içine kapanıyor, bir nevi robotlaşıyor. En iyi üniversiteden derece ile mezun olabiliyor, fakat sosyal yönü gelişmediği için yapayalnız ortada kalıyor. Aldığı diploma onu ayakta tutamıyor. Topluma uyum sağlayamadığı için de ruh sağlığı bozuluyor. Depresyon, bunalım derken intihar ile hayatı son buluyor. Ya da genç, ana babasının ihmal ettiği, doldurmadığı boşluğu kendisi doldurmaya çalışıyor. Bunun için de kontrolsüz arkadaşlar ve çevreler edinmeye çalışıyor. Delikanlılık çağında olduğu, doğruyu eğriden ayırt edecek tecrübeye de sahip olmadığı için farkında olmadan uyuşturucu tacirlerinin kucağına düşüyor. İçindeki ruhi boşluğu bu şekilde doldurmaya çalışıyor. Susamış kimsenin deniz suyu ile susuzluğunu gidermeye çalışması gibi, huzura rahata kavuşmak için aldığı uyuşturucunun dozunu her gün biraz daha artırmakta böylece hayatı feci şekilde son bulmaktadır. İKİ CİHAN SAADETİ İÇİN... ABD'de yapılan bir araştırmada, ülkedeki 3 milyon gencin intiharı ciddi olarak düşündüğü ya da en az bir kez denediği ortaya çıktı. Yayımlanan bir raporda, Amerikalı 14-17 yaşlarındaki gençlerin yaklaşık yüzde 13'ünün intiharı düşündüğü ve bu gençlerden sadece yüzde 36'sının psikiyatrik tedavi ya da terapi gördüğü kaydedildi. Araştırmaya göre, bu 3 milyon gençten üçte birinin, son 12 ay içinde intiharı gerçekten denediği de belirtildi. İntihar düşüncesinin ana nedeninin depresyon olduğunu belirten uzmanlar, gençlere tedavi edilmeyen depresyonla intihar riski arasındaki bağlantıyı fark etmeleri için yardım edilmesi gerektiğini kaydetti. Peki, gençlerimizi böyle bunalımlardan kurtarmak veya korumak için ne yapacağız? Aslında ne yapmak lazım diye uzun uzun düşünmeye, araştırmalar yapmaya gerek yok. Cenab-ı hak, insanın hem dünyada hem de ahirette rahat ve huzur içinde olması için reçeteyi de bildirmiş. Bu da her devirde peygamberler vasıtasıyla gönderdiği kitaplar ve dinlerdir. En son ve en mükemmel din olarak da, Kur'an-ı kerimi ve Muhammed aleyhisselamı göndermiştir. Tecrübe ile sabittir ki, 1400 küsur yıldır, bunlara uyan, Peygamber Efendimizin vârisi olan İslam büyüklerinin bildirdiği iman ve ibadet bilgilerine inanan ve inandığı gibi yaşayan kimseler huzura kavuşmuşlar ve huzur içinde ahirete intikal etmişlerdir. Huzurun adresi burasıdır, başka adreste huzur arayan bunalımdan feci sonlardan kurtulamaz...