Sevgili kızım, namaz insanı kötülüklerden korur. Kişiyi, iyi insan haline getirir. İnsanın kendini ıslâh etmesi, düzeltmesi belki ilk zamanlarda kolay olmaz. Fakat, namaza devam ettikçe, Allahü teâlânın emirlerini yapar ve yasaklarından kaçınır. Böylelikle kâmil bir insan, sâlih bir müslüman olmak yoluna girer. Namaz, insanları doğru yola götürmek için en güzel bir vâsıtadır. Namaz, her müslümanı kusursuz bir insan hâline getirir. Böyle insanların meydana getirdiği topluluk da, ne mutlu bir topluluk olur. Namaz müslümanlığın temel taşıdır. Temelsiz bir binâ sağlam olmadığı gibi, namazsız müslümanlık da günün birinde yıkılmaya mahkûmdur. Namaz, Allahü teâlâyı sık sık hâtırlamaya sebeptir, demiştik. Namazı terk etmek, Allahü teâlâyı unutmaya sebep olur. Allahü teâlâ, kendisini unutanları affetmiyor. Kendisini unutanlara Bekara sûresinin yedinci âyetinde, meâlen "onların kalblerini mühürledik" buyurdu. Bu hâle gelmekten Allahü teâlâ, cümlemizi korusun! Âmîn. "Namaz, işlerimizi, kazancımızı aksatıyor. Bilhassa öğle ve ikindi namazlarında abdest almak ve namaz kılmak zordur" diyenler var. Bunların bu sözleri yersizdir. Çünkü, bütün medenî memleketlerde ve her iş yerinde öğle zamanında en az bir saat, yemek zamanı ayrılmıştır. Bu zamanda abdest almak ve namaz kılmak için, onbeş dakika kâfîdir. İkindi zamanında ise, öğle abdesti ile, beş veya on dakika içinde namazını kılmak mümkündür. Namaz, dünya ve âhıret saadetlerinin kapısını açan bir anahtardır. Bu anahtarı ele geçirmek, herkesin elindedir. Nihâyet, Allahü teâlâya inanan ve tembel olmayan bir müslüman, bu anahtarı, elde edebilir. Bu bir irâde ve azim işidir. Namazını kılan kimse, Allahü teâlâya samimiyetle inandığının kuvvetli bir delîlini de göstermiş olmaktadır. Gösteriş için namaz kılmak riyâkârlıktır. Böyle namaz kabûl edilmez. Zamanımızda gösteriş için namaz kılan, hemen hemen kalmamış gibidir. Aksine, namaz kıldığını saklayanlar çoktur. Çünkü, zamanımızda, namaz kılanları, gerici, yobaz, eski kafalı gibi tahkîr edici ve küçültücü sıfatlarla alaya almak ve onları horlamak gibi hâller almış yürümüştür...