Padişahlardan birine kıymetli bir maddeden yapılmış, cevherlerle süslenmiş bir tabak hediye edildi ki onun benzeri görülmemişti. Padişah buna pek sevindi. Yanındaki hükemadan birine şöyle sordu: -Bunu nasıl görüyorsunuz? -Onu bir musibet ve fakirlik olarak görüyorum! -Nasıl olur? -Eğer kırılırsa bir musibet olur. Eğer çalınırsa ona muhtaç olur ve benzerini de bulamazsın. Oysa bu sana gelmeden önce sen hem musibetten, hem de buna muhtaç olmaktan emindin. Sonra günün birinde tabak kırıldı. Padişaha bu musibet pek ağır geldi ve dedi ki: 'Hakîm doğru söyledi! Keşke o tabak başta bize hediye edilmeseydi!' Mal, dünyanın bir parçası, rütbe başka bir parçası, mide ve tenasül uzvunun şehvetinin arkasına takılmak başka bir parçasıdır... Hased ve öfke ile göğüste kabaran kini dindirmek başka bir parçasıdır, kibir, büyüklük taslamak diğer bir parçasıdır. Dünyanın daha nice parçaları vardır. Hadis-i şerifte, "Geçen ümmetlerin her birine fitneler verildi. Benim ümmetimin fitnesi, mal, para toplamak olacaktır" buyuruldu. Dünyalık peşine düşerek, ahireti unutacaklardır. Servet sahibinin iki durumu vardır: 1-Cimrilik sâikiyle malı tutmak. 2-İnfak etmek (vermek ve sarf etmek). Bunlardan biri kötü, diğeri güzeldir. İnfak edenin de iki durumu vardır: 1- İsraf. 2- İktisad. Övülen iktisaddır. Malı yerli yerinde kullanmaktır. Malı öncelik sırasına göre kullanmaktır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Kendisi veya çoluk çocuğu muhtaç iken veya borcu var iken verilen sadaka kabul olmaz. Borç ödemek, sadaka vermekten, köle azat etmekten ve hediye vermekten daha önemlidir. Başkasının malını, sadaka vererek, yok olmasına sebep olmayın!" Buyuruldu ki: Mal cimrilerde, silah korkaklarda, idare de zayıflarda olursa, toplumda işler bozulur. Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr