"Münasebetsiz sözleri hoş gör!"

A -
A +

Hz. Ali'nin Mısır Valisine nasihati: "Halkın münasebetsiz sözlerini, yahut dertlerini anlatmaktaki aczlerini hoş gör. Kendilerine karşı hırçınlık etme, azamet gösterme. Onları incitmezsen Cenab-ı Hak sana rahmetini açar, taatına mukabil sevabını ihsan eder. Verdiğini güler yüzlü, gönül hoşluğu ile ver, vermediğin takdirde kabul olunabilecek özürler dile. Gerçek olan şu ki, niyet halis olmak ve halkın selametine yaramak şartıyle bu meşgalelerin hepsi Allah için iseler de sen yine vakitlerinin en hayırlısını Allah ile arandaki haller için nefsine hasret. Sırf Allah rızası için eda edeceğin taatin en başta geleni de Zât-ı İlâhiye has olan farizaları yerine getirmekten ibaret olsun. Gecende gündüzünde, bedeninde Allah'a ait bulunan kulluk duygusunu ayır ve seni Hakk'a yaklaştıran bu taati, vücuduna her neye mal olursa olsun eksiksiz gediksiz eda et. Şayet namazında halka imam olmuşsan sakın ne bıktıracak ne de bir hayra yaramayacak şekilde kıldırma. Çünkü halkın içinde öyleleri vardır ki, hastalık sahibidir, öyleleri de vardır ki, acele işi vardır. Efendimiz beni Yemen'e gönderirken "Onlara namazı nasıl kıldırayım?" demiştim. "En zayıfının durumuna göre" buyurmuşlardı. Müminlere merhametli ol. Sakın halkından uzun müddet saklı durma. Çünkü valilerin halktan saklanması bir nevi sıkıntı olduktan başka, memleket meselelerine vukuflarını azaltır. Valilerin perde arkasında oturmaları perdenin dışında dönen işlere muttali olmasını engeller. Binaenaleyh nazarlarında hadiselerin büyüğü küçülür, küçüğü de büyür. Güzeli çirkin, çirkini güzel olur. Hak batıl ile barışır. Vali de nihayet beşerdir. Halkın kendi nazarında gizli kalan işlerini nereden bilecek? Hakkın üzerinde nişâneler yok ki ona bakarak doğruluğun her türlüsünü yalanın her türlüsünden ayırmak mümkün olabilsin. Şimdi sen mutlaka iki zümreden birisin: Ya hak yolunda gayret sarfeden gönlü zengin bir adamsın. O halde neye şart olan bir hakkı ödemekten yahud ihsan edici bir harekette bulunmaktan çekinip saklanırsın? Yahut öyle değilsin de cimrilikle müptela bir adamsın. Bu ihtimale göre de halk ihsanından ümitlerini kestikleri gibi istemekten o kadar çabuk vazgeçer ki!. Bununla beraber halk tarafından sana arzedilecek dertlerin çoğu ya bir zulümden şikayet, ya bir muamelede adalet isteği gibi şeylerdir. Bunları halletmek de, senin asli vazifendir!"

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.