"Öyle zamanlar gelecek ki..."

A -
A +

En çok sıkıntı, Peygamberlere ve onları sevenlere gelmiştir. Adamın biri, Peygamberimize: "Ey Allah'ın Resulü, ben seni seviyorum!" demiş. Efendimiz de buyurmuşlar ki: "Eğer beni seviyorsan, sana hücum edecek fakirlik için bir zırh hazırla! Çünkü fakirliğin beni sevene hücumu, bir sel suyunun döküldüğü yere doğru akışından daha sür'atlidir." İsâ aleyhisselâm buyurmuş ki: "Cennet, bütün nimetleriyle rahat ve şehevâttan ibarettir. Cennete ancak dünyada rahat ve şehevâtını terkedenler girecektir!" Abdullah bin Abbas buyurdu ki: "İleride öyle zamanlar gelecek ki, kişinin bütün himmeti midesi, dini kendi hevâsı, kılıcı da dili olacaktır!" Allah adamları dünyanın gelip geçici olduğunu bilir, hazırlıklarını sonsuz olan ahıret hayatına göre tanzim ederlerdi. Hâtem'ül-Esam ve arkadaşları hep eski libas giyerler ve üzerlerinde birçok yama bulunurdu. Hz. Ali, Hz. Ömer'e dedi ki: "Yâ Ömer, sevdiğin iki arkadaşına kavuşmak istersen, gömleğin ve ayakkabın yamalı olsun! Sofrada doymadan çekil, emelini de kısa tut!" Ebû Zer Gıfari hazretlerinin evinde, abdest almakta kullandığı küçük bir su kabından başka bir şey yoktu. Bir gün kendisine, "Evine birkaç eşya edinsen iyi olmaz mı?" dediler. O şu karşılığı verdi: "Evin sahibi, içinde ikâmet etmemiz için bizi bırakmıyor ki! Bizim bir başka evimiz daha var. Amellerimizin iyilerini oraya göndeririz, inşâallah!" Ebû İdris el-Havlânî, arkadaşlarına dermiş ki: "Elbiselerinizi yıkamak için fazla zaman harcamayın. Bilin ki, kötülüklerden temizlenmiş bir kalbin kirli libas içinde bulunması, kirli bir kalbin temiz libaslar içinde bulunmasından bence daha sevimlidir!" Abdullah bin Mesud dedi ki: "Resulullâhın Eshabının giydikleri elbiseler, sizinkilerden daha kalın, fakat kalbleri, sizin kalblerinizden çok ince idi! İleride öyle zamanlar gelecek ki, insanların elbiseleri gayet ince, kalbleri ise kalın olacaktır!" Ebû Ubeyde de şöyle buyurmuştur: "Nice kimseler vardır ki, elbisesini tertemiz tutar da, dinini kirlendirmekten çekinmez!" Süfyân-ı Sevrî diyor ki: "Kişinin dindarlığı, ekmeğinin helâlliği nisbetindedir. Şu zamanda sofralarında helâl ekmek bulunduran âileler, cidden çok azalmıştır." Abdullah bin Abbas diyordu ki: "Bir mü'min için helâlinden kazanmak, bir dağı diğer dağın yanına götürmekten daha güç olacaktır!"

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.