Ebû Mûsa el-Eş'arînin son sözleri: Ebû Musa el-Eş'ari hazretleri, Resûlullahın vâlilerindendir. Resûlullah zamanında Zebid, Aden ve Yemen valiliklerinde bulundu. Resûlullah, Muaz bin Cebel ile birlikte Yemen'e vali gönderirken ikisine şöyle buyurdu; "Yemen'e vardığınızda halka kolaylık gösteriniz ve güçlük göstermeyiniz! Sevdirin, nefret ettirmeyin. Muhabbet ediniz de ayrılmayınız." Resulullah ile Zâtü'r-Rika gazâsında, Mekke'nin fethinde, Huneyn gazâsında bulundu. Hz. Ömer'in hilâfetinde Kûfe, Basra valiliklerine tâyin olundu. Burada vâli iken Ehvaz, İsfehan ve Nusaybin fethedildi. Hz. Osman'ın halifeliği esnasında önce Basra daha sonra da Kûfe vâliliğine tayin edildi. Hz. Ali zamanında da Kûfe valiliğine devam etti. Cemel Vak'ası'na katılmadı. Sıffîn Muharebesi'nden sonra, sulh için Hz. Ali'nin vekli oldu. Ebû Musa el-Eş'arî, Kur'ân-ı kerîm'in bütün sürelerini ezbere bilirdi. Hz. Ebû Bekir'in hilafetinde Kur'ân-ı kerîm'i toplayan heyetteydi. Safvân bin Süleyman diyor ki; "Resûl-i ekrem efendimiz zamanında Hz. Ömer ile Hz. Ali'den ve Muâz ile Ebû Mûsel-Eş'arî'den başkaları fetvâ vermezdi." İslâm takvimini yazılarında ilk defa O kullandı. Hayâ sahibi olup çok edebliydi. Dünyaya hiç değer vermezdi. Her halinde ve davranışında Allahü teâlâdan çok korktuğunu ifade eder, son nefesi îmânla vermekten başka bir şey düşünmezdi. Bu haline akrabaları "Kendine biraz acısan" diye tavsiyede bulunduklarında son sözü; "Atlar koştuğu vakit, son noktaya gelince nasıl bütün imkânlarını kullanırsa, ben de son noktaya geldiğimde bütün imkânlarımı kullanmak mecburiyetindeyim" buyurdu. Böyle yaşayıp bu hâl üzerine vefat etti. Hanımına "Azığını hazırla, Cehennemin üzerinden geçilecek bir vasıta yoktur" buyururdu. Ebû Musa el-Eş'arî, üçyüzaltmış hadîs-i şerîf rivâyet etti. Resûlullah'ın kendisine Hz. Osman'ın başına felâket gelceğini ve Cennete gireceğini haber verdiğini rivâyet etti. Güneş tutulunca Resûlullah Mescid-i şerife gelip, namaz kıldıktan sonra "Allahü teâlâ'nın irsâl ettiği bu âyetler hiçbir kimsenin ne ölmesinden ne de hayatından dolayıdır. Lâkin Allahü teâlâ bu âyetlerle kullarını tahvif eder (korkutur.) Bu kabilden (tabiî) bir hâdise gördüğünüzde Allah'a niyaza, Allaha karşı istiğfara (koyulup) iltica ediniz (dönünüz.)" buyurduğunu nakletmiştir.