"Üç kimseden kaçınız!"

A -
A +

Ahir zamanda olduğumuz için hakiki âlim kalmadı gibi... Dini konularda her kafadan bir ses çıkıyor. Sanki dini bozmak için sözbirliği yapılmış. Din düşmanlarının, müslümanları aldatarak, İslâmiyeti içerden yıkmak için, din adamı şekline girmeleri, daha Eshâb-ı kirâm zamanında başladı. Bunlar, her asırda câhilleri aldatıp dinden çıkardılar ise de, İslâmiyete zarar yapamadılar. Çünkü, her asırda çok sayıda fıkh âlimi ve tasavvuf büyükleri vardı. Bu hakîkî din adamları, sözleri ile ve yazıları ile müslümanları uyarıyor, aldanmalarını önliyorlardı. Şimdi, din âlimi azaldığı için, din düşmanları meydanı boş buldular. Din adamı olarak ortaya çıkıp İslâmiyete saldırıyorlar. Müslümanların, bu sinsi düşmanları, tanıyabilmeleri için, İslâm âliminin nasıl olacağını bilmeleri lâzımdır. Bu konuda büyük âlim Muhammed Mâsum-i Fârûkî Serhendî hazretleri buyuruyor ki: İslamiyete uymıyan ve sapık yola kaymış olan, bid'at sahibi ile ve fâsık, kötü kimselerle arkadaşlık etmeyiniz! Bid'at sahibi olan din adamlarının yanlarına yaklaşmayınız! Yahyâ bin Muâz-ı Râzî , "Üç kimseden kaçınız. Yanlarına yaklaşmayınız" buyurdu. Bu üç kimse, gâfil, sapık din adamı ve zenginlere yaltakcılık eden hâfız ve dinden haberi olmıyan tarîkatçılardır. Din adamı olarak ortaya çıkan bir kimse, Resûlullahın sünnetine uymazsa, yâni İslâmiyete yapışmazsa ondan kaçmalı, yanına yaklaşmamalı, kitaplarını almamalı, okumamalıdır. Onun bulunduğu köyde bile bulunmamalıdır. Ona ufak bir yakınlık, insanın dînini yıkar. O, din adamı değil, sinsi bir din düşmanıdır. İnsanın dînini, îmanını bozar. Şeytandan daha çok zararlıdır. Sözü yaldızlı ve pek tesîrli olsa da ve dünyayı sevmiyor görünse de, yırtıcı hayvanlardan kaçar gibi, ondan kaçmalıdır. İslâm âlimlerinden Cüneyd-i Bağdâdî buyurdu ki, "İnsanı Saâdet-i Ebediyyeye kavuşturacak tek bir yol vardır. O da, Resûlullahın izinde bulunmaktır". Yine O buyurdu ki, "Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdığı kitapları okumıyan ve hadis-i şeriflerin gösterdiği yolda olmıyan din adamına uymayınız! Çünkü, İslâm âlimi, Kur'an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin gösterdiği yolda olur". Yine o buyurdu ki, "Selef-i sâlihîn, doğru yolda idiler. Sâdık idiler. Allahü teâlânın sevgisine, rızasına kavuşmuşlardı. Onların yolu, Kur'an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin gösterdiği yol idi. Bu doğru yola sımsıkı sarılmışlardı..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.