Türkiye 2013 yılında 151 milyar 700 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Çok zorlu bir yıl olmasına rağmen 2012 yılındaki rakamı yakaladı. Başarı tabii. De... yetmez!
2023'e şunun şurasında 10 yıl kaldı. Bu 10 yılın bittiği gün 500 milyar dolar ihracat gerçekleştirmesi lazım. Sözü var çünkü. Bu hedefi yakalaması için bundan sonraki her sene ihracatını yüzde 13 arttırması gerekiyor bir kere. Hem zor, hem kolay.
Zor çünkü, bugüne binbir güçlükle elde ettiği pazarları, işi öğrenen rakipler ufak ufak kapmaya başladı.
Türk ihracatçısının yeni pazar bulması gerekiyor. Bulur mu? Bulur. Avrupa ekonomisi toparlanma sürecine girdi. Pazar büyüyor. Eski müşterilerine mal satma imkânı doğdu. Orta Doğu ve Afrika ülkelerine nispi de olsa istikrar geliyor. Bu dağınıklık, ilanihaye gidecek değil ya? Birkaç sene sonra çok daha düzgün hale geleceği kesin.
Bunların hepsi olumlu gelişmeler tabii. İhracatçının elini güçlendirecektir her birisi. Ancak bunlar dahi senede yüzde 13 oranında büyümeyi ve peş peşe aynı performansı göstermeyi garanti eden gelişmeler değil. Dahası da lazım.
Her şeyden önce Türkiye'nin ihraç ettiği ürünleri çeşitlendirmesi ve bunların arasına katma değeri yüksek ürünlerden daha çok koyması lazım. Bunun için de daha fazla Ar-Ge yapması gerekiyor. Daha fazla markası olmalı ki, ihraç ettiği ürünü emsallerinden daha yüksek fiyatla ihraç etme şansını yakalasın.
Türkiye aslında Ar-Ge yatırımı ve markalaşmanın altyapısını kurdu. Bundan sonraki senelerde yeni ilavelerle büyüse ve bunları katma değere dönüştürse; yeter.
Bir başka yapacağı ise yeni pazarlar bulması. Uzak Doğu ve Asya pazarı Türkiye için yeni pazar. Çin ve Hindistan gibi dev iki pazarda henüz yeteri kadar yer alamadı. Japonların standart anlayışı çok yüksek. Dolayısıyla Japonya pazarı zor bir pazar ama bu pazara mal satan her pazara satabiliyor. Öyle de bir avantajı var yani.
Başbakan Japonya'da. Beraberinde kalabalık bir iş adamı grubu var. Elleri boş dönmezler sanırım. En azından geleceğe yatırım yapacaklardır.
Singapur dünyanın sayılı ticaret ülkelerinden biri. Nüfusunun önemli bir kısmı ticaretle meşgul olan bir ada devleti. Singapur 160 milyar dolar civarında bir fona sahip ve bu fon Türkiye'de de bir ofis açtı. Türkiye Yatırım Fonu adı altında faaliyet gösteren fon Türkiye'de 5 milyar dolar tutarında gayrimenkul yatırımı yaptı. Altyapı inşaatlarına finans temin etme hususunda istekli.
Malezya zaten birçok yönüyle Türkiye'ye benzeyen bir ülke. Hızla sanayileşiyor. Türkiye'nin bu ülkelerdeki partnerleri ile hem Asya pazarına girmesi ve hem de bu ülkelerin fonları ile kendi büyümesini sağlaması mümkün.
Türkiye bütün bunları yapıp 2023 hedefini yakalama potansiyeli olan bir ülke. Tek eksiği var, o da; istikrar! Türkiye 11 yılda istikrar sayesinde çok şey elde etmişti. Seçim sürecine girer girmez, istikrar yerini kargaşa ve kavgaya terk etti. Ne yapıp edip istikrarı yakalaması lazım. Yoksa, vatandaş çok ağır fatura ödemek durumunda kalır. Yazık olur bu millete!