Türkiye'nin birkaç metropole ihtiyacı var. Adana bunlardan biri olabilir mi? Yapılan araştırmalar, o potansiyelin olduğunu gösteriyor.
Dünyada şehirler ülkelerin, bilgi teknolojinin önüne geçti. Paris, New York, Londra, Seul, Pekin, Roma, İstanbul gibi metropoller anılıyor artık. Bill Gates'i tanımayan kalmadı.
İstanbul'u ele alalım mesela. Nüfusu fazla. Dünyanın her yerine uçak kalkıyor. Konaklama, yeme-içme ve eğlence mekânları fazlasıyla var. Tarih ve kültür kokuyor. Yüksek bir ticari potansiyele sahip. Holding ve finans kuruluşlarının merkezi bu şehirde. Bir iş adamının arayıp da bulamayacağı şeyler bunlar.
Sabah gelip iş görüşmesini yapıyor, ürününü pazarlıyor, banka işlemlerini yapıyor ve akşama evine dönüyor. 20 milyon nüfuslu bir metropol, satılan mal da hacimli oluyor hâliyle.
Şayet işi o gün bitmemişse konaklama imkânı var. Çok lezzetli yemekleri tatması mümkün. Tarihî eser ve müzeler keza. Gez gez bitmez. Türkiye'nin daha birkaç metropolü olmalı ki, cazibe merkezi sayısını arttırsın.
İstanbul'un rekabetçilik puanı yüzde 86. Onu yüzde 40 ile Ankara takip ediyor. Arada uçurum var.
Prof. Dr. Kerem Alkin ve Doç. Dr. Melih Bulu'nun yaptığı araştırmaya göre; Adana tarım ve tarıma dayalı sanayide iddialı bir şehir. Son senelerde enerji koridoru da oldu. Türkiye'nin en verimli ve en büyük toprağı bu bölgede. Ulaşım avantajı yüksek ayrıca. İmajı var. 2 milyon nüfuslu ve dilediği kadar vasıflı elemanı istihdam etme potansiyeline sahip. Geniş bir kara, hava, deniz ve tren yolu ağı mevcut ve Türkiye pazarına olduğu kadar, dış pazara da ulaşması kolay.
Üniversiteleri her ne kadar vasıflı eleman yetiştirme ve sanayi ile iş birliği yapma konusunda istenilen seviyede değilse de; bu Türkiye'nin kronik hastalığı! Aşılabilir.
Ar-Ge kapasitesi yeterli değil ve bu da rekabet şansını azaltıyor. Farklı ürün üretmek yerine fiyatta indirime gidiyor ve hâliyle karlılığı düşüyor.
Sivil Toplum Kuruluşları (STK) yönünden iyi bir yerde. Çukurova GİAD mesela. Türkiye'nin en aktif STK'sı diyebilirim. Adana için gerçekleştirilen her ciddi aktivitenin altında bu sivil örgütün imzası var. Almanya Eski Başbakan'ı Gerhard Schröder'i konuşmacı olarak Adana'da ağırladı. Toronto 62. ve 63. Dönem Mayörü David Miller ve Londra Birinci Dönem Mayörü Ken Livingstone da geldi ve Adana'da kentlerin marka olmak için neler yapması gerektiği konusunda konferans verdi.
Çukurova GİAD Başkanı Ömer Faruk Sakarya, "Adana'da tüm kurum ve kuruluşların destek verdiği tek kurum biziz" dedi. Bu söz çok önemli. Bir sivil toplum kuruluşunun şehrin hem kurumları tarafından ve hem de halkı tarafından kabul edilmesi lazım. Çukurova GİAD bu başarıyı göstermiş.
Çukurova GİAD 19 Ocak 2015 günü Adana'da 4. Çukurova Zirvesi'ni gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Konuşmacılardan biri de Joseph Stiglitz. Prof. Dr. Stiglitz "Nobel Ekonomi Ödülü"ne sahip. Dünya Bankası ve IMF hakkında kritik bakış açısıyla ünlü. Piyasa ekonomisini çok iyi bilen bir akademisyen...
Adana, dünya markası ve metropol olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ancak bunu tek bir şehir olarak değil Mersin ve Hatay'ı da içine alan bir strateji izlemesi lazım. Çukurova olarak hareket etmeli yani.