Adanalı Adana'da yaşamak istiyor

A -
A +

Adana Türkiye'nin en az göç veren ama en fazla göç alan illerinden biri. Toprak verimli. Hava güzel. Su bol. 360 gün güneş var. Adanalı tarımla uğraşıyor; pamuk ekiyor, meyve-sebze yetiştiriyor. Neden göç etsin ki? Üniversite tahsili için başka şehirlere giden Adanalı için dahi geçerli bu; Adana'ya dönüp kendi şehrinde yaşıyor.
Göç alması ise farklılık arz ediyor. Adana ta 1950'li yıllarda göç almaya başladı ve bugüne kadar devam etti bu durum. Ancak yıllar içinde ekonomik yapı öyle çok değişti ki, bu kırılmalardan sosyal yapı da fazlasıyla etkilendi.
Bir şehrin göç alması kadar tabii ne olabilir ki? Yeni yetenekler geliyor ve şehrin kalkınmasına katkı sağlıyorlar. İş gücü ihtiyacını karşılıyorlar. Adanalının ürettiği pamuğu Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden gelen işçiler topladı. Adıyamanlı, Kayserili, Malatyalı, Diyarbakırlı iş adamları da şehrin ticari kültürünü oluşturdu. Daha sonra da başta tekstil sektörü olmak üzere birçok alanda sanayici oldu bu göçmenler.
1980'li yıllarda Adana'daki sanayicilerin önemli bir kısmı şirket merkezlerini İstanbul'a taşıdı. Adana ilk kırılmasını böyle yaşadı. Daha sonra tekstil sektörü kan kaybetmeye başladı ve tekstil fabrikaları tek tek kapandı. Adana ikinci bir kırılma yaşadı.
Pamuk ekimini bırakan çiftçi tahıl ve mısıra yöneldi. Teknoloji kas gücünün yerini aldı. Dolayısıyla Adana'nın eskisi gibi işçiye ihtiyacı kalmadı. Fakat Adana hâlâ en fazla göç alan illerden biri. Şehir "işsizler şehri" oldu. Türkiye'de işsizlik oranı ortalama yüzde 10 iken, Adana'da yüzde 20! Bu da tabii şehrin ekonomik yapısını bozmakla kalmadı; sosyal ve siyasi yapısını da bozdu.
Şimdi Adana'nın entelektüelleri elleri şakaklarında, "Ne yapalım da Adana'yı eski görkemli günlerine kavuşturalım" diye düşünüyorlar. Çukurova Genç İşadamları Derneği (Çukurova Giad) Başkanı Ömer Faruk Sakarya bir araştırma yaptırdıklarını ve "Adanalı'nın Adana'da yaşamak istediğini" söyledi.
Adana'yı Adanalıların yaşayacağı bir şehir yapmak zor değil aslında. Şehir her türlü zenginliğe sahip çünkü. Tek yapılacak olan şey şehre global bir vizyon kazandırmak ve halkı proaktif hale getirmek. Şehrin meselelerine duyarlı hale getirmek yani. Daha doğrusu yönetime katılmalarını ve birlikte karar vermelerini sağlamak.
Adana'da dünya kenti olmaya namzet bir kent. Ticari ve sınai kültürü yüksek ve tarihî zenginliklerle dolu. Deniz ve yaylaları ile meşhur. Türkiye'nin güney komşularına yakın. Yabancı yatırımcı çekme potansiyeli yüksek. Yeter ki kalkınma stratejilerini tespit etsin ve yatırım planlamasını doğru yapsın. Yerli ve yabancı yatırımcı güle oynaya gelir Adana'ya.
Son söz: Adana için söylediklerim diğer şehirler için de geçerli aslında. Sanayi, ticaret ve turizm. Ürettiği ürün ya da verdiği hizmet ne ise onu global bir vizyonla yerine getirmeli. Sistemini yabancı sermaye çekmeye uygun kurmalı. İhracat edeceği ürün üretmeli.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.