Ağzı olan konuşuyor

A -
A +

Türkiye'de ne kadar çok savaş uzmanı varmış da ben bilmiyormuşum. Affedilir hata değil doğrusu. Televizyon ekranlarına baktıkça cahilliğimi görüp kahroluyorum. Her kanalın en az bir emekli paşası var. Onlar duvara asılı haritanın başına geçip de ellerindeki sopayla güney-kuzey eksenindeki harekatı ve taarruz planlarını anlatmaya başlayınca ben bitiyorum: - Şu noktayı zum yapar mısın evladım. Tamam. Öyle kal. Burası mayın sahası. Sonra tel örgü. Yine mayın... yine engel... Koalisyon askerleri tam şu güzergâhtan... Paşa kendinden geçmiş vaziyette ha bire anlatıyor. Belli ki sabah sporunu yapmış, tıraş olmuş... işini bilen insanların gururuyla konuşuyor da konuşuyor... - Tomahawk füzesi sayın paşam. - Aferim, evladım. Sen silahtan anlıyorsun. Paşalar gidiyor, ikinci vardiya geliyor ekrana: Prof... Prof... Prof... - Şimdi efendim... Öncelikle medya savaşında Saddam'ın çok başarılı olduğunu ifade etmek isterim... 1991'de bunun tam tersi olmuştu. - Sayın hocam... Savaşın ekonomiye etkisi nedir acaba? - Tabii. Iıı. Çok güzel bir soru sordunuz... Ancak, bu sorunuzdan önce medya savaşında bir konuya daha temas etmek istiyorum... Paşa ve profesörlerin bilgilendirmesi akşam saatlerine kadar sürüyor. Bu vakte kadar kaç patlama oldu, kaç füze atıldı, kaç asker öldü, kaç bina yıkıldı... tüm bu bilgiler de birikmiş oluyor. Ki esas kahramanlar işte o zaman devreye giriyor: Medya leşkerleri. Gündem ısınıyor Her şeyi bilen, uçan kuştan haber alan, her konuya maydanoz olan medya mensupları ekranda görünür görünmez gündem de ısınıyor. Her ne kadar birinci tur sönük geçse de daha ikinci tura dönmeden kıravatlar gevşetiliyor, düğmeler iliklerden çıkıyor. - Tezkere konusunda hükümet çok acemilik yaptı, çok... Ayrıca, hibe ve krediler konusunda ısrarlı tutumu Türkiye'nin imajını zedeledi... - Daha geçen hafta hükümeti savunuyordun, ne oldu şimdi? - O gün doğru yapıyordu ve ben de savunuyordum. Şimdi yaptıkları baştan sona hata... - Sen döneksin, dönek!.. - Senin 'dönek'ten başka bildiğin söz yok mu? - Var tabii. Alçaksın da!.. ABD'den ne kadar para aldın? - Tutmayın beni... Medyanın yetiştirdiği kahramanlar savaşı bilmese de münakaşanın adabını bilir. Konuyu fazla uzatmadan fizikî saldırıya geçer ve anında curcuna kopar. Tüm kirli çamaşırların ortaya dökülmesi birkaç saniyelik iştir, onlar için. İHA haberleri Akşam kuşağında İHA tarafından cephede hazırlanan savaş haberleriyle, CNN'in batıdan geçtiği ABD Başkanı Bush ve İngiltere Başbakanı Blair'in açıklamaları verilir verilmez emekli büyükelçiler çıkıyor ekrana. Onlarla yapılan programda nezaket var her şeyden önce. Tabii, ne de olsa diplomat adamlar! - Sayın Bush ve Sayın Saddam... Özür dilerim, alışkanlık işte... Saddam... Diktatör... Irak halkı direniyor... Irak'ın kozmopolitik bir yapısının olduğu hepimizin malûmu. Saddam muhalifi Araplar ve Şiiler bile tedirgin... Ekrandan kopmam gece yarısını buluyor... Kafam kazan gibi... O kadar gürültüyü taşıyacak kafa kalmamış bende... Ertesi gün ekranın karşısına geçiyorum, yine aynı yüzler, aynı simalar... Başka konuşacak kimse yok mu bu memlekette yahu?!. Cumhurbaşkanı, Başbakan, iktidar ve muhalefet neden hiç konuşmuyor?.. Vatandaş bilgi alamıyor Sanatçıların da bu konuda bilgileri mutlaka vardır ama onlar ipi ta baştan kopardılar: Savaşa Hayır... Aynı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer gibi. O da, "Bu işin meşruiyeti yok" deyip kapıları kapatmıştı. O gün, bugündür de tek kelime etmiyor... Hükümet yapacağını zaten Meclis'te yaptı. Geçmişte Meclis tavanına çiğ çöfte atan vekiller, şimdi de tezkereyi fırlatıp işi bitirdi. Vatandaş kaldı mı kendi başına. Halkın şaşkınlığını gidermek için birkaç kelime yazayım demiştim ama vazgeçtim. Böyle çetrefilli işlerde karar vermek için ileri görüşlü olmak gerekiyor ve çok riskli!.. Ben de devlet büyüklerinin yolunu izleyip suların durulmasını bekleyeceğim. Köşküm yok ki kapısını kapatıp inzivaya çekileyim! Onun için kendimi tabiata atıp her gün piknik yapacağım. Ta ki, savaş bitene kadar. O zaman ben de masama oturup değerli devlet adamları gibi sonuca göre yorumumu yapar, halkımın âli menfaatlerinin nerede olduğu hakkında birkaç satır bir şeyler çiziktiririm. Nasıl olsa, bu millet beklemeye alışkın! Öyle değil mi?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.