İktisat ilminin temeli "arz-talep" dengesi üzerine kurulu. Ne kadar talep, o kadar arz. Cey Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı ise bu sistemi ters çevirip öyle yapmış bütün işlerini. Çok da başarılı olmuş.
İlk bakışta iktisadın mantığına pek uymuyor gibi görünse de tıpatıp uyuyor. Tam bir ileri görüş ve ince bir ticari zekâ var bu uygulamanın özünde. 2010 yılında Özelleştirme İdaresi'nden 125 milyon dolar bedelle aldığında Samsun Limanı, pek ilgi gören bir liman değildi. Ali Avcı 40 milyon dolar harcadı ve limanı bölge limanı haline getirdi. Kapasiteyi arttırdı, işlem hacmini 1 milyon 500 bin tondan 3 milyon 500 bin tona çıkardı, teknoloji yatırımı yaptı ve potansiyel müşterilerine gidip "Samsun Limanı ile iş yaparsanız maliyetlerinizi aşağı çekme imkânı bulursunuz" dedi. "Kazan-kazan" yani.
Hangi sektörde faaliyet gösteriyor olursa olsun lojistik her işletmenin en büyük maliyet unsurlarından biri. Böyle bir teklif gelir de ilgisiz kalınır mı? Samsun Limanı ile iş yapıp kazandılar.
Samsun Limanı bugün Ro-Ro seferlerinin yoğunlaştığı, konteyner taşımacılığının başlatılıp yaygınlaştırıldığı bir liman oldu. Bu da tabii mahalli nakliyecilerin işine yaradı ve bölgenin ekonomik kalkınmasına katkı sağladı.
Ali Avcı, "Hiçbir işimde sonradan aşağı çekeceğim fiyat vermedim" dedi. Firmaların en fazla düştükleri hata bu halbuki. "Rakip yok" diye yüksek fiyat veriyor, rekabet başlayınca da fiyatları indiriyorlar. Müşteri güveni kayboluyor tabii. Ali Avcı modelinde ise hem itibar var, hem de güven. Fiyatlar düşük olduğu için rakip çıkmasını da önlüyor ayrıca. Kâr marjı yüksek olmayan işte rakip ne yapsın?
Ali Avcı'nın bu uygulaması sadece Samsun Limanı'nda değil; onu da söyleyeyim. Likit yağ lojistiği mesela. Cey Group'un amiral gemisi olan Ceynak'ın Mersin Limanı'nda 15 bin ton kapasiteli likit yağ deposu vardı. 60 bin tona çıkardı bu kapasiteyi. Şimdi 3 ay sonrasına gün veriyor. Kapasiteyi büyütür büyütmez, likit yağ üreticileriyle temasa geçti ve sunduğu hizmetlerin avantajını anlattı çünkü.
Cey Group Türkiye'nin hemen her limanında faaliyet gösteriyor ve likit yağ yanında hububat lojistiği hizmeti de veriyor. Bu iç içelik ister istemez onun liman işletmesine aşina olmasını sağladı. Tekirdağ Limanı özelleştirilmişti ama alan firmanın işletme sıkıntısı çekmesinden dolayı Türkiye Denizcilik İşletmesi'ne (TDİ) geri dönmüştü. Cey Group yapılan geçici anlaşma gereği bir senedir Tekirdağ Limanı'nı işletiyor ve hem hizmet alan firmalar, hem TDİ çok memnun bu durumdan.
Cey Group İstanbul Avrupa Yakası'nın çöp işini de yapıyor. Senede 100 araçla 4 milyon ton belediye çöpü taşıyor ve modern araçlarla, yolları kirletmeden yapıyor bunu. En önemlisi de bu özel çöp kamyonlarının Türkiye'de üretilmesini sağlaması. Adana'da üretim yapan Ali Usta, Cey Group'un ihtiyacını karşılamakla kalmayıp ihracat da yapıyor.
Bu kadar bilgiyi şunun için verdim. Türkiye'de çok başarılı iş adamları var. Ali Avcı bunlardan sadece biri. Üniversitelerin Ali Avcı gibi basiretli iş adamlarını davet edip onlara konferans verdirmesi lazım. Bugünün öğrencisi yarının iş adamı ya da yöneticisi çünkü.
Üniversite öğretim üyeleri bilgilerini piyasa ile paylaşıyor ama üniversiteler iş adamlarının bilgi ve birikiminden istifade etmiyor! Neden?