İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, bugünden itibaren riskli işletmelerin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi istihdam etmelerini mecbur tutuyor. Berber, kuaför, güzellik salonu, kundura tamircisi, hamam, sauna, solaryum, diş hekimi, çağrı merkezi gibi işletmelerin hepsini riskli işletme kabul eden bir kanun bu kanun. Dolayısıyla bu işletmelerin de işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile sözleşme yapması gerekiyor.
1 Ocak 2014 tarihinde elektronik fatura (e-fatura) uygulaması da başlıyordu aslında ama firmaların hazır olmadığını dikkate alan Maliye Bakanlığı uygulamayı 3 ay erteledi. Fakat sistem başladı. 10 bin işletme elektronik ortamda fatura kesiyor. 15 bin firmanın daha sisteme girmesi bekleniyor şu 3 aylık sürede.
E-fatura dönemi ne getirecek? En başta yüzde 37 olan kayıt dışını azaltacak ki, sadece bu bile büyük reform. Kayıt dışı ekonomi haksız rekabete neden oluyor ve merdiven altı üretimin, kaliteli ürüne baskın çıkmasına fırsat veriyordu. Ayrıca yabancı sermayenin Türkiye'ye gelmesini engelliyordu. Nasıl gelsinler ki? Merdiven altı firma vergi kaçırıyor. Kalite düşük. Bu da ona en az yüzde 20-30 fiyat avantajı sağlıyor! Baş edilecek bir durum değil bu. Dolayısıyla gelmiyor adamlar!
E-faturanın başka faydaları da var tabii. İşletmelere güven ve prestij kazandıracak bir kere. Nakit yönetimini de kolaylaştırıyor. Bir de maliyet unsuru var; onu da göz ardı etmemek lazım. Tek bir kâğıt faturanın işletmeye maliyeti ortalama 2 lira iken, E-fatura 10 kuruş. İşletmelerin tamamı sisteme girdiğinde Türkiye 5 milyar dolarlık bir kâğıt tasarrufuna kavuşacağı da işin cabası.
Madalyonun bir de öbür yüzü var. İşletmeler bu maliyetin altından nasıl kalkacaklar? Vergi, sigorta, stopaj, kira gibi masraflarla kalsa; "hadi" dersin; "o kadar olsun." Muhasebeci ve mali müşavir ücretini ne yapacağız? Ya iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimine nasıl para yetirsin o işletme? Elektrik, su, doğalgaz ödemeleri var bir de!
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık! Da... müşteri memnuniyetini ne yapacağız? Vatandaş gittiği kuaför salonundan sağlam çıkmak, saunadan sağlık hizmeti aldığından emin olmak istiyor. Bunun yolu da eğitim ve denetimden geçiyor.
Alınan bütün bu tedbirlere bakıp; işletmelerin insan sağlığını öne çıkaracağını, hijyen konusunda daha dikkatli olacağını ve aldatıcı ürünlerin azalacağını söylemek mümkün. İşletmelerin bunu bugünkü yapıları ile bihakkın yerine getirmeleri zor tabii. Kendilerine çekidüzen vermeleri için ek yatırım yapmaları gerekiyor. Yapan kalacak, yapamayan gidecek yani.
Bugün 2014'ün ilk günü. Biraz sıkıntılı geçeceğe benzeyen bir senenin ilk günü. Keşke, Türkiye demokrasiyi içine sindirmiş bir ülke olsaydı ve o problemleri gününde konuşup çözüme kavuştursaydı. Olmadı. Türkiye dışa kapalı bir ülke. Her şeyi içine atıyor. Seçim dönemlerinde de patlama yaşıyor. Bu patlamalar deprem etkisi yapıyor ve siyasi dengeler bozulduğu gibi ekonomik dengeler de bozuluyor.
Her şeye rağmen sağlıklı ve huzurlu bir sene geçirmenizi dilerim.