Atıkları değerlendirip ahşabın, betonun, çeliğin ve plastiğin kullanıldığı her yerde kullanılan ve Ecor markasıyla ürün üreten İsviçre firması Türkiye'de yatırım yapma kararı aldı.
Çevre malum, dünyanın ana gündemi oldu. Ülke ve şirketler çevreye zarar vermeden üretim yapmak için tedbir üstüne tedbir alıyorlar. Çevre şuuru gelişen toplumlar da zorluyor artık onları. Çevreyi kirleten yatırımlara sert tepkiler veriyorlar çünkü.
Başka dünya yok. Nüfus artıyor ve daha çok havaya, daha çok suya ve daha fazla yiyeceğe ihtiyaç duyuluyor. Su kaynakları da, toprak ve havada da sınırlı halbuki. Su ve havanın kirletilmesi, tarım arazilerinin sorumsuz kullanılması; insanoğlunun hayat damarlarını kesmekle eş anlam taşıyor yani.
Bilhassa gelişmiş ülkeler çevre konusunda azami hassasiyeti göstermeye başladılar. Bir tarafta çevreyi kirletmeden üretim yapmanın yolunu arıyor, bir yandan da atıkları değerlendirip daha fazla ağaç kesilmesine mani olmaya ya da çevreye zehirli gaz salınımını önlemeye çalışıyorlar.
Amerika ve Avrupa'da da üretim yapan Noble firması da Ecor markalı çevreci paneller üretiyor. Noble türlü atığı değerlendirip çelik, ahşap, plastik gibi maddelerin kullanıldığı alanlarda kullanılan ekolojik ve çevreci malzeme üretiyor.
Noble Yönetim Kurulu Başkanı Robert Noble; kâğıt ve kumaş atıklarından, yonga ve talaştan, mısır ve buğday saplarından elde ettikleri malzemenin otomobilden inşaata, teşhir ünitesinden dekoratif malzemeye, mobilyadan ambalaja kadar her alanda kullanıldığını söyledi.
Ecor ürünleri plastik, çelik, tuğla, ahşap, kontrplak ve betonun kullanıldığı her alanda kullanılabiliyor ve hafif olması, daha ucuz ve sağlam olması da tercih nedeni oluyor. Bir de yüzde 100 çevreci olma özelliği var tabii.
BMW yeni ürettiği araçlarda deneme üretimine başlamış mesela. Robert Noble, "Firmaların atıklarını değerlendirip onlara istedikleri ürünü üretebiliyoruz" dedi ve Starbucks Coffee ile yaptıkları çalışmayı örnek gösterdi: "Starbucks bizim müşterimiz. Görüşmeler esnasında kahve telveleri gündeme geldi ve şimdi bu atıkları değerlendirip onlara masa, sandalye gibi malzeme üretiyoruz."
Noble firması Türkiye'de yatırım kararı aldı ve Meltem Kurtsan ile ortak kuruyorlar şirketi. Meltem Kurtsan 2013 yılına kadar Kurtsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı'ydı. 2000'li yıllarda Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılma sürecinde sanayicilerin ve özellikle ilaç sektöründeki bilgi ve eğitim eksikliğini dikkate alıp 2002'de MK Danışmanlık Eğitim Tıbbi Ürünler şirketini kurdu. 2014 yılının Ekim ayında da Noble Environmental Europe AG'nin Yönetim Kurulu Üyesi oldu.
Bu yatırımın enteresan bir hikâyesi var aslında. Meltem Kurtsan yöneticilik programına katıldığı Harvard Business Scholl'dan 1999 yılında mezun olup İstanbul'a dönüyor. Aynı gün 19 Ağustos Depremi oluyor. Harvard'daki arkadaşları arayıp durumunu soruyorlar ve daha sonra da kendi aralarında para toplayıp depremzedelere verilmek üzere Kurtsan'a gönderiyorlar. Hepsi iş adamı ya da CEO. 40 bin dolar kadar bir para toplamışlar. Robert Noble ise hafif ve depreme dayanıklı malzemeler ürettiği için kalkıp kendisi geliyor. Deprem bölgesinde incelemelerde bulunuyor ve kendine göre bir yardım yapıp dönüyor. O yardımlaşma şimdi yatırıma döndü.