İSTANBUL- Türkiye son 10 senede hasta döşeğinde yattı adeta. Sanayici yatırımdan vazgeçti, hizmet sektörü küçüldü, tarım neredeyse öldü. Parası olan bir avuç insan ise Hazine bonosu-borsa-döviz sarmalında kâh battı, kâh çıktı. Ekonominin büyüme, yatırım ve istihdam gibi ana unsurları unutuldu ve insanlar faiz oranları, kur pariteleriyle yatıp kalktı. Uygulanan yanlış politikalarla, Türkiye "Finansal Kumarhane"ye dönüştürüldü adeta. Ülkenin bin sanayi kuruluşunun hepsi "Faaliyet dışı kâr"larla ayakta kaldı; yani hepsi rantiye oldu. "Bu görüntü tam bir hastalık görüntüsüdür" diyen TİM Başkanı Oğuz Satıcı, "Bütün bu hastalıkların tek bir ilacı var, o da; ihracat" dedi. İhracatı, ülkedeki işsizliğe, sermaye yetersizliğine ve yatırım eksikliğine çare olarak gösteren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı; gazetemize şu açıklamayı yaptı: ¥ Soru: Türkiye fotoğrafına bakıldığınızda neler görüyorsunuz? Satıcı: "Krizden geriye bakınca, hayatın hiç de göründüğü gibi olmadığı anlaşıldı. Bize sunulan renkli hayat sanalmış, gerçek değilmiş. Kazanmadan, borçla yaşamışız. Türk halkı afyonlanmış!.. Son 2001 krizi ile birlikte birisi kalkıp 'Kral çıplak' dedi. Ardından da istikrar programı, dalgalı kur politikası, faiz dışı fazla gibi kavramlar girdi gündeme. Hepsinden beteri de IMF geldi. ¥ Soru: Bundan sonra ne yapılması gerekiyor? Satıcı: "Türkiye üretmek mecburiyetinde. Sadece tüketmek için değil, satmak için üretmeliyiz. Katma değeri yüksek ürünlerle dış pazarlara açılmalı ve ülkemize döviz getirmeliyiz." ¥ Soru: İhracat ekonomik hastalığı tedavi eder mi? Satıcı: "Elbette eder. Kalkınmış ülkelerde ihracat GSMH'ın yüzde 50'sini buluyor. Bazı ülkelerde ise bu oran daha da fazla. Bizde ise yüzde 15 civarında. İhracatımız artarsa emin olun ki, Türkiye'de fakirlik de kalmaz, istihdam problemi de. Artan verimliliği yatırımlar takip eder. Demokrasinin tadını işte o zaman çıkarır Türkiye. Tüzmen işi biliyor ¥ Soru: Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, 2003'de 40 milyar dolarlık bir ihracat hedefi koydu. Gerçekleşir mi? Satıcı: "Tüzmen boş konuşmaz; tam bir tüccar gibi davranıyor; takımını motive ediyor. Ne dediğini bilen bir siyasetçi o. 40 milyar doları aşarız. Yeter ki kamuoyu desteği olsun. ¥ Soru: Hükümetten ne istiyorsunuz? Satıcı: "Bizim istediğimiz para, pul değil. Biz sadece istikrar programının uygulanmasını, enflasyonun aşağı çekilmesini ve faizlerin düşmesini istiyoruz. Maliyetlerle kur pariteleri dengelenir ve çekirdek enflasyon aşağı çekilirse ihracatın önü açılır." ¥ Soru: Kur politikası sizi nasıl etkiler? Satıcı: "Kur, uygulanan istikrar politikasına bağlı. Bu politika başarılı olursa kur paritesi de dünya standartlarına girer ve ihracatçı önünü görür. aranlıkta gölge kovalamak istemiyoruz. Uzun vadeli düşünmeye ihtiyacımız var. " ¥ Soru: Kambiyo rejiminden şikayetleriniz vardı? Satıcı: "Hâlâ var. 31 model bir kambiyo rejimiyle dış ticaret olmaz. Bir an önce düzeltilmesi lâzım. Bu rejim sadece Çin'de kaldı. Hükümetin ilk işi belki de bu olmalı. Çok çok önemli bir konu bu. " ¥ Soru: İhracat zenginleştirilebilir mi? Satıcı: "Evet. Türkiye bir tarım ülkesi. Nedense bu sektör unutuldu. Türkiye'nin tarım ürünü ihraç etme şansı hâlâ var. Ayrıca ulaşım sektöründe hiç de küçümsenmeyecek bir yere gelinmiş. Kara taşımacılığının yanı sıra deniz taşımacılığında da iddialıyız. Buna hava taşımacılığı da eklenirse; bizi kimse tutamaz." Kültür eksikliği var ¥ Soru: İhracatın artması için ne yapmak lazım? Satıcı: "Türkiye'de ciddi bir yatırım altyapısı mevcut. Üretim için her şey var hemen hemen. Tek eksiğimiz moral ve kültür." ¥ Soru: Nedir o eksiklik? Satıcı: Türkiye'de sermaye eksikliği ve teknolojik problem yok. Kültür eksikliği her şeyi kilitliyor! Tüm kaoslara, istikrarsızlıklara rağmen Türkiye 36 milyar dolar ihracat gerçekleştiriyor. Dünya normları içinde büyük değilse de, Türkiye için önemli bir rakam bu. Üçkağıtçı, sehtekâr bir adam kalkmış, 'Ben ihracatçıyım' demiş ve hem piyasayı, hem de devleti dolandırmış. Sivil toplum örgütleri de mal bulmuş mağribi gibi bu kokuşmuşluğun üzerine atılmış. Hayali ihracatı gerçek ihracatçı yapıyor gibi bir görüntü çıkmış ortaya. Üzüm yemek yerine bağcı dövülmüş... İhracat onurlu, şerefli, prestijli ve zor bir iştir; kollamak ve korumak gerekir. Şayet toplum ihracat kültürüne sahip olur ve ihracata sahip çıkarsa başarılı olmamak için hiçbir sebep yok." ¥ Soru: Ülkede yatırım yapmak imkansız gibi görülüyor; buna rağmen artar mı? Satıcı: "Bu sorunuza cevap vermeden, az önceki cümlemi tamamlamak istiyorum. İhracat aysbergin görünen tarafı. Ana kütlede ise istihdam, sermaye ve büyüme yatıyor. Şayet ihracata gereken destek verilirse yeni yatırıma gerek olmadan veya küçük ilavelerle kapasite kullanımı arttırılır ve ihracat büyür. 2003'de ihracatın seferberlik haline getirilmesi gerekiyor.