Ünlü
ekonomist Joseph Stiglitz, "Türkiye'nin enflasyondan korkmaması ve
faizleri aşağı çekmesi gerekiyor. Faizler düşük olursa, yatırım
gerçekleşir ve istihdam artar" dedi.
Bill Clinton Hükümeti'ne ekonomi danışmanlığı yapan Nobel ödüllü ünlü ekonomist Prof. Dr. Joseph Stiglitz dünya ve Türkiye ekonomisi hakkında enteresan görüşler ileri sürdü. Çukurova Genç İşadamları Derneği'nin davetlisi olarak gelen ve Adana'da "Global Ekonomide 2015 Beklentileri ve Türkiye'nin Önemi" başlığı altında bir sunum yapan Stiglitz, "Enflasyon korkusuyla yaşarsanız, deflasyon riskiyle karşı karşıya gelirsiniz" dedi ve her ülkenin kendi şartları olduğuna dikkat çekip "Yüzde 3-5 oranında enflasyon tehlikeli değildir" şeklinde konuştu.
Dünya
malum 2009'dan bu yana ekonomik kriz yaşıyor. Bunun üstüne bilhassa
Rusya, Ukrayna, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan karışıklık da
eklenince; geleceği yorumlamak oldukça zorlaştı.
Joseph Stiglitz, global dünyada olup bitenleri anlatırken söze ABD'nin yanlışlarıyla başladı. Mortgage Krizi'ne zamanında müdahale etmiş olsaydı, ABD'nin bu krizi derinleşmeden önleyebileceğine dikkat çeken Stiglitz, "Yöneticilerin bankaları koruyacağım derken krizi derinleştirdiğini ve global kriz haline dönüştürdüklerini" ileri sürdü.
Amerika'da
ücretlerin 40 senedir artmadığına, kişi başına düşen milli gelirin 25
senedir 60 bin dolar civarında kaldığına işaret eden ünlü ekonomist,
"ülke gelirinin yüzde 95'i, nüfusun yüzde 5'ini meydana getiren kesime
gitti. Zengin daha zengin oldu" dedi ve halbuki bu paranın KOBİ'lere
kredi olarak gitmiş olması gerektiğinin altını çizdi.
Amerika'nın, giderleri yüksek bir ülke olduğuna işaret eden Stiglitz, "Dünyadaki
çalışan nüfusun yüzde 5'i Amerika'da çalışıyor. Fakat, hapiste
yatanların yüzde 25'i Amerika hapishanelerinde yatıyor. Onların
ekonomiye katkısı yok ama maliyetleri oldukça yüksek" dedi.
Stiglitz, Avrupa ülkelerinin en büyük yanlışı, ortak para birimine geçmekle yaptıklarının altını çizdi.
"AB, siyasi bir projeydi. Euro'ya geçmeleri hata oldu. Euro onları
birleştirmedi. Tam aksine böldü" diyen Stiglitz, "Şayet reform
yapmazlarsa, daha beter olurlar" dedi.
Dünyada
tüketimin azaldığını ve bu durumun da Çin başta olmak üzere gelişmekte
olan ülkeleri olumsuz etkilediğini ve büyüme oranlarında düşüş
yaşandığını belirtti. "Çin'in iç tüketimi arttırması gerekir" diye konuştu.
Ukrayna'dan
dolayı Rusya'ya uygulanan ambargonun devam edeceğini ifade eden
Stiglitz, "Bu da petrol fiyatlarının artmayacağı anlamına geliyor" dedi.
"Türkiye
Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika arasında bir bölge ve komşularının hepsi
problemli. Türkiye, ihracata dayalı bir büyüme politikası izliyordu.
Pazarlar problemliyse, ihracat yapabilir misiniz? Yapamazsınız" dedi ve ekledi Stiglitz: "Enflasyondan
korkmayıp iç piyasayı canlandırması lazım. Üretim artarsa vergi
gelirleri artar ve eğitime, sağlığa, altyapıya yatırım yapmak
kolaylaşır."
Merkez Bankası
"enflasyon artar" endişesiyle, "faiz" oranlarını indirmiyordu. Hükümet,
kredi kartları limitini aşağı çekmek de dahil olmak üzere "tüketimi
azaltıcı" birçok tedbir almıştı. Stiglitz'in dediğini yapması halinde, Türkiye'nin faizleri aşağı çekmesi ve iç tüketimi arttırması gerekiyor. Stiglitz, burada en fazla kredilerin yatırıma yönlendirilmesi konusuna dikkat çekti. "Yatırım yapın ki, istihdam artsın."
Son söz: Stiglitz'e göre, dolar dünya parası olmaya devam eder. Yatırımcıların bu ikazı dikkate almasında fayda var.