Edindiğim istihbarata göre, Besim Tibuk, AK Parti'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oluyormuş. Başbakan Tayyip Erdoğan çok mantıklı bulmuş bu alternatifi. İstanbul'a Türkiye'nin 'amiral gemisi' gözüyle bakan Erdoğan, 'Önümüzdeki senelerde İstanbul'un üzerindeki örtüyü kaldırıp tüm dünyanın gözdesi yapacağız' diyormuş da başka bir şey demiyormuş. Ortaya ilk atılan Cüneyd Zapsu isminin parti tabanından tepki alması, parti kurmaylarını yeni arayışa sürüklemiş ve Tibuk alternatifi işte ondan sonra gündeme gelmiş. Başbakan Erdoğan ile Tibuk birkaç kez görüşmüşler bile. Ana hatlarıyla mutabakat sağlanmış. Besim Tibuk'un geçmişte Liberal Parti'yi kurup lideri olması dahi problem olmamış. Çünkü, Erdoğan; 'Biz de liberal düşüncenin bayraktarlığını yapıyoruz. Ayrıca, Besim Tibuk'un manevi değerlere ve tarihe olan saygısı da onu bizden bir parça yapmaya yeter' demiş. Abdullah Gül ve Mehmet Ali Şahin de sıcak bakıyormuş bu karara. İstanbul gerçekten bir mücevher. Dünyada eşi emsali yok bir kere. Tabii güzelliği, tarihi, kültürü, denizi ve içinde barındırdığı insan motifleri; başlıbaşına birer zenginlik. Bununla da kalmıyor. Kongre ve fuar turizmi için biçilmiş kaftan. Hemen her türlü tabii motif var İstanbul'da. Hakeza sağlık, termal ve eğitim turizmi. Dünyanın sayılı otel zincirleri yine bu şehirde. Zengin mutfağı ve bu kültürü işleyip sunan lokantaları da öyle. Son senelerde açılan hastaneler ve bünyesinde istihdam ettiği ehil sağlık ekibi de dikkate alındığında aslında İstanbul, dünyanın en gözde şehri olup çıkıyor. İstanbul'un tek şanssızlığı; el atılmaması ve bile bile kendi haline terk edilmesi. Uyuyan bu güzel şehrin artık kabuğunu kırma vakti geldi. Eğer İstanbul'un derdi hâlâ kaldırım, kanalizasyon, su, elektrik, yol ve toplu taşıma ise tut kuyruğundan salla gitsin. Bu ayıp İstanbul'u yönetenlere de, 'ülkeye hizmet ettim' diye kasım kasım kasılan Ankara'daki siyasilere de yeter de artar bile. İstanbul'un yalnız kalmasında iktidar ile başkanın aynı partiden olmaması önemli rol oynadı. Şimdi tek parti iktidarı var. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı aynı partiden olursa inatlaşma elbirliğine dönüşür ki; bu da İstanbul'u uçurur. Bu sinerji de İstanbul'u layık olduğu yere taşır. Dalan zamanında nispeten oldu bu. Şimdi şartlar daha müsait. Senede 1- 1.5 milyon turist İstanbul'un hakkı değil. İstanbul, her sene en az 10 milyon turist ağırlamalı. Senede hiç olmazsa 100 kongre, bir o kadar da fuar açılmalı İstanbul'da ve darphane gibi para kazanmalı bu şehir. Besim Tibuk, siyasette istediği yere varamamışsa da ticari örgütlenmeyi başarıyla yapacak bir kişiliğe sahip. Net Holing'le bunu ispatladı zaten. Yüzü dışa dönük bir insan. Dünyayı tanıyor. Ayrıca vizyon sahibi. Sivil toplum örgütlerini ve İstanbulluları organize edip, bu davanın etrafında güçbirliği etmelerini sağlaması hiç de zor olmaz. Şayet böyle ise Erdoğan'ın kararı, doğru bir karar derim ben. Bunun arkasının gelmesi lazım.