Türkiye turizmi öğreniyor. Bu iddialı sözü ezbere söylediğimi zannetmeyin. Bilinçli bir söz bu. Nereden geliyor bu bilinç derseniz; gidin, Topkapı Palas ve Kremlin Palas'ı görün. Bu harikalar zincirine hayran kalmamak elde değil. Türkiye'de pek mazisi yok turizmin. Rahmetli Özal tetiklemeseydi bugün bu sektörün esamisi bile okunmazdı. Geç başlamasına rağmen, özel sektörün gayretiyle geldiği yer, hiç de fena sayılmaz. Türkiye'de olan deniz, kum ve güneş; çoğu ülkede yok. Turizm için tabiat çok önemli ama tek başına yeterli değil. Bu güzelliklerin, araya serpiştirilen binalarla taçlandırılması da gerekiyor. Daha sonra da tabiat ve binaların birbiriyle buluştuğu yeri; içinde kültür, tarih, yayla kokan başka bir atmosferle genişletip görkemli bir hale getirmek icap ediyor. Bugün oradan oraya koşuşturan milyarlarca insan var. Kimi iş, kimi sağlık, kimi eğitim, kimi de gezip görmek için habire dünyayı arşınlıyor. Konu, yalnızca havaalanı oteli satmak olsaydı, kolaydı iş. Müşteriye, sessiz ve temiz bir oda temin ettin mi, olay biter. Onun aklı ertesi günkü işindedir çünkü. Turizm öyle mi ya?!. Pastadan pay almak isteyen ülkeler onlara öyle cazip paketler sunuyor ki, turist gideceği yer konusunda şaşkına dönüyor. Sahip olunan güzellikleri satmanın ayrı bir hüner istediği işte burada ortaya çıkıyor: Rekabet!.. Misafir ağırlamada Türkiye'nin üstüne yok. Türk misafirperverliğinin verdiği sıcaklık, turistin arayıp da bulumadığı bir ortam sunuyor ona. Tatildeki turist kendisiyle başbaşadır. İş gezilerinde iş dışındaki her şey teferruattır. Tatilde ise her teferruatla ilgilenir insan. Gördüğü küçük bir ilgi, onu mutlu ederken; en ufak bir ilgisizlik ise titizlenmeye sevk eder onu. Worl of Wonders (WOW) Oteller Zinciri işte bu anlayış üzerine oturtulmuş. Topkapı Palace ve Kremlin Palace bunun için çok önemli. MNG Holding, Topkapı Sarayı'nı birebir Antalya'ya taşımış. Mimari estetiği ve sıcaklığıyla büyük sükse yapan Topkapı Palace, bugün dolup dolup taşıyor. Hemen yanındaki Kremlin Palace da öyle. Moskova'daki Kremlin Sarayı'nın tıpkısı. Hatta Kızıl Meydan'daki aslından daha şirin ve sempatik görünüyor... Bu tür tema otellerinin tanıtımı kolay oluyor bir yerde. Çünkü, işlenen tema tüm dünyanın bildiği bir tema. Her ülkeden gelen turist, Kremlin'i görüyor ve ondan da öte, içinde yaşıyor. Ruslar bile hayran kalıyor bu esere. Kendilerine ait bir sarayda, hem de Moskova soğuğunda değil de Antalya'nın güzel havasında yaşamak onları Türkiye'ye çekiyor. Bu kadar cazibe, otelin daha yüksek fiyatla satılmasında da önemli rol oynuyor tabii. Yakında aynı bölgeye Beyaz Saray da inşa ediliyor. Hem de golf ve futbol sahalarıyla birlikte. Turizm adına yapılan en büyük yatırım niteliği taşıyacak olan Harikalar Şehri, Kral Mausolos'un Anıt Mezarı, Artemis Tapınağı, Rodos Heykeli, Zeus Tapınağı, İskenderiye Feneri, Keops Piramidi ve Babil'in Asma Bahçeleri'nin gerçeğe dönüştüğü bir şehir oluyor. MNG Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nazif Günal'ın ileri görüşlülüğü ve mimar Serdar Canoğlu'nun estetik anlayışı birleşince Antalya'daki 'Harikalar Şehri' çıkmış ortaya. Zeki Sayın, 'batık işadamları yatlarda geziyor, simit yiyen yok' demiş... Simide talim eden birini görmeyi ne çok seviyoruz yahu! * Kayıt parası olmayan anneye iki gün okul temizletmişler!.. Sırada kim var? * Şişli Belediye Başkanı Sarıgül, 'Seçime 6 ay kala kazı olmaz' demiş... Öyleyse niye kazıyorlar acaba? * Bülent Ecevit'e yataklı , WC'li özel minibüs yapılmış... Karaoğlan'ın minibüsçülüğe kadar düşeceği kimin aklına gelirdi? Dünya Arafat'a sahip çıkmış... * Desenize, Filistin'e bırakmayacaklar! * IMF Başkanı Horst Köhler, ekonomiyi övmüş.... Yakında siyasete atılırsa hiç şaşmam!