Hükümet, üçüncü ayını doldurduğu şu günlerde yorgun düştü. Kolay değil tabii: AB müzakereleri bitmeden Irak'ta çöl fırtınası çıktı. AKP iktidarı, o anaforun içinde savrulurken Kıbrıs'a el atmak mecburiyetinde kaldı. IMF ve Dünya Bankası heyetleri peş peşe gelip gidiyor. Bütçe hazırlıkları ve reformlar aciliyetini koruyor. Kendini birdenbire bu kadar yoğun bir gündemin içinde bulan hükümetin yine de mazereti yok: Burası Türkiye!.. Acil Eylem Planı çerçevesinde vatandaşa verdiği taahhütler var tabii bir de. Hükümet, karneyi taahhüt ettiği bu sözlerden alacak elbette. Çeşitli gönüllü kuruluşların yetkilileriyle, işadamlarıyla, siyasilerle yaptığım görüşmeler sonunda ben de bir karne hazırladım. Hükümet 100 üzerinden 70 puan aldı bu karnede. Bu puan hükümetin sınıf geçmesine yetiyor ama takdirname sözü vererek geldikleri için bu karne kamuoyunu tatmin etmedi. Hükümetin daha fazla çalışması gerekiyor. İşte icraatlar, işte puanlar: Koordinasyon: Başbakan Abdullah Gül, iyi bir performans gösterdi. Başarılı bir orkestra şefi profili çizdi. Bazı bakanların tökezlemesi ona fatura edildiyse de koltuğu doldurdu. Tenakuza düşmedi. Aristokrat bir tarafı var. Konusuna hakim, tutarlı bir yapıya sahip. Ciddi devlet adamı. Güler yüzlü oluşu da en önemli artılarından birisi. (Puanı: 90) Enformasyon: Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in ölçülü hareketleri dikkat çekiyor. Dokuz düşünüp bir söylüyor. Sütten ağzı yanıp yoğurdu üfleyerek içen bir havası var. Hükümet sözcülüğünü başarıyla yürütüyor. (P: 75) Sanayi ve ticaret: Hem sanayi, hem de ticaret sektörü çok dertli. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın ise mevzuattan dolayı eli kolu bağlı. Ali Coşkun, kamuoyunun önemli icraatlar beklediği bakanlardan birisiydi. Hükümet başta onu öne çıkardı ama nedense arkasında durmadı. Hükümet Programı ve Acil Eylem Planı'nın mimarları olmasına rağmen, sonradan susturuldu. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı etkili bir bakanlık değil; bir ayağı tarıma kaymış, bir kolu turizme dolanmış. (P: 75) Ekonomi: Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, henüz gerçek kabiliyetini ortaya koyamadı. Tam bir aysberg. Bu güne kadar sorumlu olduğu Hazine ile Merkez Bankası ve BDDK gibi kuruluşların başındaki bürokratlar konuştu, Babacan hep sustu. Söyleyeceği bir şeyin olup olmadığı, söyleyecekse ne söyleyeceği merâk ediliyor! Kapalı kapılar ardında kalarak ders mi çalışıyor, yoksa gizleniyor mu bilen yok. Temenni ve tahminler, ders çalıştığı yönünde. Patlama yapacağı iddia ediliyor. (P: 60) İhracat: Birikimiyle yaptığı iş birbiriyle örtüşen bakanların en başında Kürşat Tüzmen geliyor. Üzerine aldığı her yükü taşıyacak bir görüntü veriyor. Gözleri ışıl ışıl. Yerinde duramıyor. Gönüllere ferahlık veren bir bakan. Dış Ticaret Müsteşarlığı dönemdeki tevazuu hâlâ devâm ediyor. Bürokrasinin korkulu düşmanı. Pratik, iş bitirici ve iyi niyetli. İhracatçı olup da onu sevmeyen yok. (P: 100) Maliye: Reform yapması beklenen bakanlıkların başında Maliye geliyor. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan; tutarlı, kafasına koyduğu şeyi yapan bir görüntü verdi. Önce icraatını gerçekleştiriyor, ardından gelen tenkitleri de tebessümle püskürtüyor. Tam bir siyasetçi. Böyle devâm etmesi ve verginin tabana yayılması için beklenen reformu gerçekleştirmesi bekleniyor. (P: 80) Sosyal güvenlik: Ekonominin en büyük kara deliklerinden biri de sosyal güvenlik. Sigorta fonlarının hepsi iç edilmiş. Emekli maaşları kamu bankalarının kamburu haline gelmiş. Mart ayında değişmesi beklenen İş Yasası, sanayicinin korkulu rüyası haline geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'ndan çok şey bekleniyor. (P: 70) Enerji: Geçmişi en şaibeli bakanlıklardan birisi şüphesiz Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. Hilmi Güler'in beyaz bir sayfa açması bekleniyor. Üç aylık icraatına bakıp bir şey söylemek mümkün değil. Başta sanayici olmak üzere kamuoyu, yüksek enerji fiyatına çözüm istiyor. (Puanı: 60) Turizm: Güldal Akşit'in sektöre yeni bir çehre kazandıracak kadar donanımlı olmadığı söyleniyor. Ancak, turizmcilerle uyum içinde. Tek kadın bakan olmanın keyfini sürüyor. İyi niyetli, dikkatli, omuzlarındaki yükün idrakinde. (P: 55) Eğitim: Milli Eğitim Bakanı olmadan önceki Erkan Mumcu ile şimdiki Erkan Mumcu arasında dağlar kadar fark olduğu ifade ediyor. En azından belleklerde bir sarsıntı söz konusu. Vatandaş, yeni Erkan Mumcu'yu zihninde nereye oturtacağını henüz bilemiyor. (P: 60) Dış politika: Türkiye son üç ayda hep dışa dönük politikalar üretmek zorunda kaldı. Çok aktif olması gerekirken, Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'ın geri planda kaldığı gözlerden kaçmadı. Bir diplomata ağır gelecek kadar romantik ve duygusal olması ise Yakış'ın en olumsuz tarafı olarak gösteriliyor. (P: 45) Emniyet: İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu tayin ve nakillerle icraata başladı. Tepki almadan ilerliyor. Kamuoyunun sempatiyle baktığı bir bakan. (P: 70) Adalet: Birikimlerini icraata yansıtan başarılı bir bakan Cemil Çiçek. İşi çok zor; en başta bütçesi yetersiz. Üstesinden gelmesi bekleniyor. (P:70) Siyaset: Şimdilik hükümetin içinde değilse bile AKP Genel Başkanı olması sıfatıyla önemli bir konumda bulunan Recep Tayyip Erdoğan ise zeki ama dersine çalışmayan öğrencilere benzetiliyor. Popülist tarafını törpülemesi ve demagoji yapmaktan vazgeçmesi isteniyor. Siirt seçimlerinden sonra kurulacak olan hükümetin başbakanlığına hazırlanmak için sıkı bir çalışma temposuna girmesi gerektiğinin altı çiziliyor. (P: 90)