Türkiye'de hemen her il ve ilçe marka olma yarışında. Tarih ve kültür zenginliklerini, tabiat varlıklarını, coğrafi özelliklerini harekete geçirip markalaşmak istiyorlar. Sınai ve ticari potansiyellerini öne çıkarıp yatırımcı çekmeye çalışıyorlar. Onların bu çabalarını takdir ediyorum tabii.
De... benim iki favorim var. Gaziantep ve Mersin. Bu iki şehrin nevi şahsına münhasır özelliği var ve marka olma yolunda sonuca hızlı varmaları daha bir kolay. Ayrıca örnek olmaları da mümkün. Her iki şehri de adım adım takip edeceğim ve gelişmeleri kamuoyu ile paylaşacağım.
Gaziantep Türkiye'nin en güçlü sanayi kentlerinden biri. Fakat sanayileşmenin faturası çok ağır oldu bu kente. Gecekondu istilasına uğradı. Tarihî sokak ve konaklar çarpık yapılaşmanın altında soluksuz kaldı. Fatma Şahin bu kente belediye başkanı oldu. Geçmişte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevinde bulundu. Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu üyeliği yaptı. Tecrübeli yani. Hepsinden önemlisi de "Gaziantep'i marka yapacağım" iddiasıyla geldi.
Gaziantep tarih ve kültür zengini bir il. Ticari kabiliyeti ta İpek Yolu'na kadar uzanıyor. Diyalog ve iş birliği yeteneği de oldukça yüksek bir ilimiz. Dolayısıyla, Fatma Şahin şanslı. Şehrin bu potansiyelini iyi değerlendirmesi hâlinde Gaziantep'i marka yapmasının kolay olacağı kanaatindeyim. Yeter ki doğru planlama yapsın...
Mersin de öyle. Birçok problemi olmasına rağmen sayısız avantaj barındırıyor bünyesinde. Tarih ve kültür yönünden emsalsiz bir kere. Türkiye'nin en uzun sahil şeridine sahip ayrıca. Kalkınmada stratejik sektörlerini seçti ve turizm, lojistik, tarım ve tarıma dayalı sanayi sektöründe ciddi yatırımlar yaptı, yapıyor.
Şehirlerin kalkınması için ortak akla her dönem ihtiyaç duyulduysa da şu dönemde çok daha fazla ihtiyaç var bu ortak akla. Mersin o konuda pek başarılı olamadı maalesef. Gayretli valilere sahip oldu, odaları ve borsası şehrin her konusuyla ilgilendi fakat her nedense belediye "çalıyı tersine sürüdü!"
Şimdi Burhanettin Kocamaz Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Kocamaz dört dönemdir Tarsus Belediye Başkanı'ydı ve Mersin'le alakalı her konuyla ilgilenmişti. Mersin'i yakından tanıyor ve problemlerini biliyor yani. Ayrıca, vizyon sahibi ve diyaloğa açık. Bu da Mersin'in şansı.
Belediyelerin bütçeleri nispeten güçlü. Ayrıca AB fonları başta olmak üzere birçok fondan faydalanmaları da mümkün. Önemli olan kafa yormak ve gönül koymak. Şahin ve Kocamaz hem kafa, hem gönülleriyle bu işe hazırlar. Belediye başkanlarının markalaşma hususunda başarılı olmaları için mutlaka izlemeleri gereken beş kural var: 1) Global düşünmek, 2) Şeffaf olmak, 3) Planlama yapmak, 4) Profesyonel destek almak, 5) Şehir halkını bilgilendirmek. Bu beş kural şehri marka yapmaya yeter.
Son söz: 21'inci yüzyılda şehirler ülkelerden daha fazla önem kazandı. Kocamaz ve Şahin'in şehirlerini dünya markası yapmalarını bekliyor ve bu iki şehrin hikâyesini dünyanın duymasını diliyorum.