Irak'a asker göndermek

A -
A +

Irak'a asker gönderiyoruz!.. Piyasa, bu sözü duyar duymaz hemen şaha kalkıyor. Hayır, göndermiyoruz... Bu sefer de tedirgin olup yıkılıyor. Halkın tavrı daha başka: Zinhar, Irak'a asker gitmesin! Hükümet, yanlışı hep meseleyi ele alışta yapıyor. Ya piyasanın verdiği tepkiyi verip hemen bekleyişe giriyor. Ya da halkın yaptığı gibi 'İstemiyorum' deyip dolaşıveriyor. Böyle bir lüksü yok aslında. Peki, ne yapması lâzım? Evvelemirde olayın sosyal, ekonomik, askeri ve uluslararası boyutunu masaya yatırıp hepsinin ucunu birbirine bağlaması ve elindeki kozu güçlendirmesi icap ediyor. Sonra da bu gücü ardına alıp, Bush'la masaya oturması ve diplomatik hünerini gösterip onunla pazarlık yapması gerekiyor. Al gülüm-ver gülüm! Ne verir, ne alır? Biraz da buna bakalım. Türkiye, ne yapıp edip Irak'a ihracat yolları arıyor. Müteahhitlik hizmeti için her imkanı zorluyor. Ucuz mazot akışının devam etmesini istiyor. Bu arada Ortadoğu ülkeleriyle devam eden ilişkilerin bozulmamasına da dikkat ediyor tabii. Ayrıca asker göndermenin meşruiyeti hususunda titizleniyor da. Irak halkı bizim komşumuz. Bunda şek ve şüphe yok. Irak halkı, Saddam'ın zulmünden, Uday'ın şerrinden bıktığı için ABD ile el ele verip diktatörlüğe son verdi. Bu onların kendi tercihi. Bizi doğrudan ilgilendiren bir tarafı da yok. Kim ne derse desin, Türkiye'nin yeni muhatabı ABD oldu. Bu durumu göz ardı etmek mümkün değil. Gelelim ABD'nin asker talep etme meselesine. ABD geldi Irak'ı aldı. Kendi askeriyle ülke güvenliğini sağlıyor da. Güvenliği sağladığı gibi ülkenin emniyetini de temin eder. ABD'ye pek zor değil yani. Biraz sertleşir, hepsi o. ABD'nin Irak'a girmesine; değil Saddam, koskoca BM bile mani olamadı. Saddam sempatizanı birkaç kişinin pusu kurup ateş etmesiyle ABD'nin tabanı yağlayıp kaçacağını düşünmek; kelimenin tam manasıyla 'saflık' olur. ABD, bölgeye yerleştiğini herkese kabul ettirdi. Her ülke kendi polis teşkilatını kurar ve emniyetini de sağlar. ABD, neden sağlayamıyor da Türkiye'den asker istiyor? Irak halkının içinde dolaşan ve onun dil ve dinine yabancı olan ABD askerinin her an bir yanlış yapma ihtimali vardır da ondan. Türk ve Irak halkı arasında ise örf-adet ve din birliği vardır. Kaynaşması, yardımlaşması daha kolay olur. Irak halkının, hırsızlık yapan birini Türk askerine şikayet etmesi ve ondan yardım istemesi; ABD askerinden istemekten daha kolay olur. Bu da hem Irak halkının kendilerini daha emniyette hissetmelerini sağlar, hem de ABD askeri ile sürtüşmelerini önler. Pakistan'ın asker gönderme teklifi de önemli bir alternatiftir ve dost ülkelerden gelen askerlerle Irak'ın istikrara kavuşturulması daha kolay olur. Türk askeri oraya asla ABD'nin menfaatini korumaya ve Irak sınırlarını ABD için savunmaya gitmiyor. Dediğim gibi sadece emniyeti sağlayacak bir polis gücü olarak gidiyor. Şayet Türkiye, uyanıklık edip asker göndermeden ekonomik menfaat sağlayacağını düşünürse avucunu yalar. Tam tersi; askeri destek verip ekonomik menfaat sağlayamazsa sonu hüsran olur. Türkiye'nin dokuz düşünüp bir karar vereceği günlerdir şu günler. Ayrıca, muhalefet de iktidar kadar sorumludur bu gelişmeden. MI ACABA ? ğ Suriye Başbakanı Mustafa Miro, "ABD hepimiz için kötü komşu" demiş... İyi de, Suriye bize ne zaman iyi oldu ki?  ğ ABD Savunma Bakanı Rumsfeld, Gül'e şaka yollu; "Karar almanız yılları bulmasın" diye takılmış... Gül de ciddiye almış gibi görünmüyor zaten!  ğ Kırmızı yiyecekler kalbe, turuncular göze faydalıymış... Light olanı ne işe yarıyor, peki?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.