İş yerinde psikolojik taciz

A -
A +

Türk firmaları birçok şeyin değerini anladı ve bu alanlara yatırım yapıyorlar. Fakat insan kaynakları konusunda aynı hassasiyeti gösterdiklerini söyleyemeyiz. İnsana kıymet veren işletme sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor! Halbuki en çok övündüğümüz şey; "genç nüfusumuz ve insan kaynaklarımız" değil mi?.
Şunu unutmamak lazım ki, insan kaynaklarına değer vermeyen firmaların piyasada yükselme şansı "yok" denecek kadar az. Hele sürdürülebilir büyüme sağlaması ve devamlı kâr etme şansı hiç yok. Çalışanını memnun edemeyen işletmelerin müşterilerini memnun etmesi mümkün olamıyor çünkü.
İş yerlerinde verimliliği düşüren sayısız unsur var ve bunlardan biri de işyeri tacizi. Mobbing yani. İngilizce kökenli "mob" sözcüğü; aşırı şiddet, kanuna uygun olmayan kabalık anlamına geliyor. Mevcut güç ya da pozisyonun kötüye kullanılması ve sistematik olarak psikolojik baskı, şiddet, taciz, aşağılama ve tehdit etme hâli.
İş yerlerinde sık rastlanıyor bu psikolojik şiddete ve hâliyle şiddet gören kişinin önce sağlığı bozuluyor, ardından verimliliği düşüyor ve en sonunda da istirahat, rapor ve işe geç kalmalar başlıyor. Bu duruma gelen bir çalışanı kim ister? Ya istifa ediyor, ya da işten çıkarılıyor.
İşten çıkarmak çare değil halbuki. O personeli hasta eden işletmede kaldı. Yeni gelene de aynı muameleyi yapmayacağını kim garanti edebilir?
İş ortamının bu tür şiddetlerden arındırılması lazım. Daha doğrusu, çalışanların birbirlerine saygılı olmaları ve farklı aidiyette olan ya da farklı kültürden gelen çalışma arkadaşlarının o özelliklerini kabullenmeleri gerekiyor.
"Sen farklı bir aidiyetin mensubusun" diye kimsenin kimseye şiddet uygulama hakkı yok. Fertlerin siyasi, sosyal ve ekonomik haklarının Anayasa teminatı altında olduğunu hatırdan çıkarmamak lazım.
İş yerindeki psikolojik taciz (mobbing) iş kaybına neden olduğu gibi çalışanın ruh ve beden sağlığını da bozuyor ve toplumun sosyal hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Mobbingin yaygın olduğu işletmelerin itibarını kaybetmesi de söz konusu tabii. İş yerinde psikolojik tacize muhatap olan kişinin evinde aile içi huzursuzluk ve çatışma başlıyor. Umutsuz, çaresiz ve bezgin bir insandan başka ne beklenir ki?
Son yapılan araştırmalarda "iş yerimi ve yöneticileri sevmiyorum" diyenlerin sayısında önemli artışlar görüldü. İşini sevmeyen, tükenmişlik duygusu taşıyan ve iş yerine gitmemek için her türlü çareye başvuran insanlardan verim alınamayacağını bilmek ve ona göre tedbir almak lazım.
Kendine yönelik kuşkuları artan, paranoya ve kafa karışıklığına maruz kalan mobbing mağdurlarının sağlık giderleri büyük rakamlara tekabül ettiği de ayrı bir gerçek. Dolayısıyla bu konuya daha fazla dikkat etmek ve çalışanların ruh ve sinir sağlığını bozan aykırılıkları bertaraf etmek gerekiyor.
Son söz: Türkiye ekonomisi büyüme iştahı fazla olan bir ekonomi. Bu büyümenin gerçekleşmesi ve sürdürülebilir bir konuma gelmesi için çalışanların iş yerlerine severek gelmelerini sağlamak lazım. Bunun yolu da onları mutsuz eden dengesiz davranışları yok etmekten geçiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.