Dünyanın en iddialı tasarım bienallerinden biri olmayı başaran İstanbul Tasarım Bienali, 1 Kasım 2014 günü başlıyor. Sürprizlerle dolu. Yeni ufuklar açacak bir bienal.
Dünya nüfusu 7 milyarın üzerine çıktı. 850 milyon insan açlık çekiyor ve her yıl 10 milyon kişi açlıktan ölüyor.
Nüfus arttıkça; su, enerji, çevre ve gıdaya duyulan ihtiyaç artıyor. BM ve Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluş, bu ihtiyacın karşılanması için nelerin yapıması gerektiği hususunda kafa yoruyor.
Nüfus artıyor ama toprak, su ve hava artmıyor. Aksine, azalıyor. Geçen senelerde insanların gıdaya erişimini kolaylaştırmak maksadıyla genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) üzerinde çalıştı. GDO'lu bitki ve et ürünleri sürüldü piyasaya. Evet, daha fazla ürün alınıyordu ama kanser tehdidini de beraberinde getirdi bu çalışmalar. Kontrolden çıkması halinde, büyük tehlikelere neden olacağı da ayrı bir riskti.
Yeni trend, tabiatta var olup da insanlığın kullanmadığı ürünleri devreye sokmaya yönelik. Kimi tabletler şeklinde ürün üzerinde çalışıyor. Kimi de "tabiattaki ürünlerden daha fazla nasıl faydalanabiliriz" sorusuna cevap arıyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) bu sene ikinci bienalini gerçekleştiriyor. İKSV Başkanı Bülent Eczacıbaşı "Bu seneki bienal temasının ne olacağı hususunda çok düşündük" dedi ve uzun araştırmalar sonunda "gelecek" konusunda karar kıldıklarını söyledi. Hoş da bir başlık koymuşlar: "Gelecek artık eskisi gibi değil." Geleceği hayal edenlerin uçuk kaçık düşünceleri var tabii.
De... 1960'lı, 70'li yıllardaki film ve romanlarda rastladığımız birçok hayal ürünü bugün gerçek oldu. 20-30 sene sonra neden gerçekleşmesin bugün "imkânsız" dediğimiz hayaller?
Bienal malum iki senede bir yapılıyor. Bienaller sergi ve fuarlara göre daha kapsamlı ve agresiftir. Ziyaretçilerin bir kısmı "çok şey öğrendim" derken; bir kısmı ise "hiçbir şey anlamadım" diyebilmektedir. "Anladım" diyenler de haklıdır kendilerine göre, "anlamadım" diyenler de. Bienalin tabiatında var bu.
1 Kasım-14 Aralık 2014 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirilecek olan Tasarım Bienali de aynı tepkileri alacaktır mutlaka.
Tavsiye ederim, gidip görün. En uç değişikliklerin ve fazlasıyla tartışılacak projelerin sergilendiği bir bienal olacak çünkü.
Yedi ülkeden 200'den fazla sanatçı katılıyor bienale. Aralarında "çekirge üretimini arttırıp insanların gıdaya erişimini kolaylaştırabilir miyim" düşüncesinden hareket eden proje de var, "balık derisinden oturma grubu" üretme projesi de.
Ayrıca 30 üniversite katılıyor. Öğretim üyeleri ve öğrenciler projelerini sunup tartışmaya açacaklar.
Mekanlar da önemli. Galata Özel Rum İlköğretim Okulu mesela. Burada serginin yanı sıra haftanın her günü farklı etkinlikler de yer alıyor. Söyleşi, panel, gösteri ve atölye çalışmalarıyla zenginleştirilmiş. Ayrıca Kuzguncuk, Çemberlitaş-Kapalıçarşı, Sultanahmet, Galata-Şişhane, Fener-Balat, Beyoğlu-Galatasaray, Cihangir ve Moda bölgelerinde de tematik rotalarda yürüyüş imkânı var. Kadıköy'de ise ses ve ağaç rotası işleniyor.