İstanbul'un bir de sanat yüzü var

A -
A +
İstanbul dünyanın önemli kültür ve sanat merkezlerinden biri oldu. Her gün en az yirmi beş ya da otuz aktivite var ve hepsi lebalep dolu. Bu kendiliğinden olmadı tabii. Kamu ve özel sektörün sanata verdiği destek sayesinde oldu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iyi bir bütçe ayırdı ve hem yerli, hem yabancı eserleri sahneliyor peş peşe. İBB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı bu konuda oldukça başarılı. Geçen akşam Budapeşte Festival Orkestrası müthiş bir konser verdi Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda. Şef İvan Fischer ve orkestrası ayakta alkışlandı. Aynı salon dün gece ise Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu'nu ağırladı. Bu gün ve gece yine buluşuyor İstanbullularla Kızılordu Korosu.
Akbank, Garanti Bankası, Borusan, Türkcell, Vodafone, Avea, İKSV başta olmak üzere birçok özel sektör kuruluşu ve vakıfları da boş durmuyorlar. Dünyanın en ünlü sanatçı ve orkestralarını getiriyorlar İstanbul'a. Akbank mesela. 1981 yılından bu yana Broadway ve Londra'da kırdığı izleyici rekorlarıyla fenomen haline gelen "CETS" müzikalini İstanbul'da ağırlıyor. Akbank'ın öncü sponsoru olduğu müzikal Zorlu Center PSM sahnesinde seyirci ile buluştu. 9 Şubat'a kadar izlenebilecek olan CAST müzikali gerçekten müthiş. En başta müziği. Sahne tasarımından tutun da oyuncuların performansına kadar her şey profesyonel bir düşüncenin ürünü. Kediler arasında geçen bir hikaye anlatılıyor müzikalde aslında insan anlatılıyor. İnsanın sevincini, kırılganlığını, davranış biçimlerini, tepkilerini ve toplu yaşamanın insana kazandırdığı gücü  anlatan harika bir müzikal.
Bu arada Zorlu Center PSM'den bahsetmeden geçemeyeceğim. Rezidans (residence) olarak zaten çok farklı bir yer. De... AVM olarak da müstesna. Türkiye yeni bir tarz ile tanışıyor. Girişi, iç mekanları, eğlence ve yeme içme yerleriyle, mimari tarzıyla çok farklı. Hele sanat merkezi; emsalsiz. Fuayesi de salonu da harika. Sahnelenen oyunu seyretmek ayrı bir keyif o salonda. Geçmişte "bir numara" dediğimiz yerler sönük kaldı Zorlu Center PSM yanında. Bırakın Türkiye'yi, Avrupa'da dahi görmedim böyle görkemlisini.
İstanbul finans, turizm, eğlence, kongre, fuar, kültür ve sanat merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Bu da tabii sanayinin Anadolu'ya kayması anlamına geliyor. Bu değişimin planlı bir şekilde gerçekleştirilmesi halinde Türkiye, dünya liginde önemli bir oyuncu olup çıkar.
Ne yapıp edip İstanbul'un farklı yönlerini öne çıkarıp bu güzel şehri dünya markası yapmak lazım. Tarih var, kültür var, sanat var. Tabii güzellik desen; envai çeşidi var. Yeter ki şehir, geçmişte yaşanan hatalardan ve çirkin yapılardan arındırılsın. O da zor değil. El ele verip İstanbul'u layık olduğu yere taşımak gerekiyor.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.