İyi ki Eximbank var

A -
A +
Türk ihracatçısının zor günleri bugünler. Irak, Suriye, Libya pazarları bırakın daralmayı, riskli oldu. İhracatçılar alacaklarını almakta zorlanıyorlar. Müteahhitleri iş makinelerini bırakıp geldi. Rusya ve Ukrayna pazarları eski havasında değil. 
Halbuki, ihracatçıyı ayakta tutan pazarlardı buralar. Irak pazarı, Almanya'dan sonra ikinci büyük pazarıydı Türkiye'nin. Yarı yarıya küçüldü bu pazar. Kimi sanayici üretimi kıstı, kimi stok yaptı. Neresinden bakarsanız bakın, maliyetler arttı.
Elbette ki bu böyle gitmeyecek. Sular durulduğunda işler yine yoluna girecek mutlaka ama "dereye su gelinceye kadar ya kurbağanın gözü patlarsa" durumu var. İşlerin yoluna girmesini bekleme imkânı veren finans gücüne sahip firma sayısı, bir elin parmak sayısını geçmez!
Bereket ki, Eximbank var. Merkez Bankası 20 Ekim 2014 tarihinde Türk Eximbank'a tanıdığı reeskont limitini 11 milyar dolardan 14 milyar dolara çıkardı.
Eximbank ihracatçıya destek veren bir banka. Reeskont kredileri piyasanın en uygun maliyetli kredileri. İhracatçı şu kritik dönemde bu kaynaktan faydalanıp soluk alma imkânı buldu. Risklerini minimum seviyeye indirdi.
Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, son dönemde atağa kalktıklarını ve ihracat sektörüne verdikleri nakdi kredi desteği ve sigorta desteğini önemli ölçüde arttırdıklarını bildirdi. Türk Eximbank desteği son üç yılda 3 kattan fazla arttı.
2013 yılında 28 milyar 100 milyon dolar kredi kullandıran Eximbank'ın 2014 yılında 33 milyar 800 milyon dolar tutarında bir destek sağlaması bekleniyor.
Eximbank bir yenilik daha yaptı ve daha önce sadece KOBİ'lere tanıdığı 360 gün vade tercihini artık bütün ihracatçılara kullandırmaya başladı. Kredinin son dört ayı banka tarafından karşılanıyor ve 25 milyon dolar kredi kullanabiliyor ihracatçı.
Hayrettin Kaplan, daha fazla ihracatçının banka imkânlarından yararlanmasına imkân vermek için çalıştıklarını ve ihracatçının faktoring firmalarına temlik ettikleri bonoların Merkez Bankası tarafından reeskonta kabul edilmeye başlamasıyla birlikte, ihracatçı firmaların yeni bir finans kaynağına daha kavuşacağını söyledi.
Türkiye ekonomisinde "ihracata dayalı bir sanayileşme" politikaları uygulandı. Gayet yerinde bir karardı bu. İç pazar yeteri kadar büyük değilse, ihracat yapıp sanayileşmenin önünü açmak, gayet mantıklı bir uygulama tabii.
De... komşudaki riskler hem sanayileşmeyi, hem büyümeyi ve hem de firmaları riske soktu. Şayet AB toparlanmamış ve pazar büyümemiş olsaydı, Türk ihracatçısı çok sıkıntı çekerdi. Avrupa pazarının büyümesi Türk ihracatçısına nefes aldırdı.
Komşu ülkelerin istikrara kavuşması, Türkiye'nin büyüme potansiyelini göstereceği günlerin başlangıcı olacaktır. Dolayısıyla Türkiye'nin bu istikrara ne kadar katkı sağlayabiliyorsa, sağlaması lazım.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.