TSE çift yıldız belgesi vermeye başladı ve ilkini Eczacıbaşı'nın Artema'sı aldı.
Volkswagen'in Wolfsburg kentindeki fabrikasında gördüğüm müthiş sistem ve şahit olduğum teknoloji bana "ah" dedirttirmiş ve dengemi bozmuştu. Geçen hafta önce THY TEKNİK'i, ardından da Eczacıbaşı'nın Bozüyük'teki Artema Üretim Tesisleri'ni gezince; "oh" dedim ve iç dengem yeniden kuruldu.
Bozüyük'te bol bol teknoloji ve kalite konuşuldu. Standart da tabii. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Hulusi Şentürk, Türkiye'de birçok firmanın standartlara uygun üretim yaptığına, bazılarının ise standartların ötesine geçtiğine dikkat çekti ve "Bu iki çalışmaya aynı belgeyi vermeyi doğru olmazdı" dedi ve standart üstü ürüne "Çift Yıldız" belgesi vermeye başladıklarını söyledi.
Gayet doğru bir karar. Rekabet çağında yaşıyoruz. Firmalar rakiplerini geçmek için yarışıyor. Kalitenin yanına, çevreyi ve enerji tasarrufunu da koyuyor ve standart üstü ürün üretiyor. Bunun belgelenmesi lazım ki, rakiplerinden daha ileride olduğunu ispat etsin.
Artema'nın ürettiği lavabo, banyo ve eviye bataryaları TS EN 200 ve TS EN 817 belgelerine sahipti. Bozulmaz, aşınmaz, kararmaz ve tasarruflu olduğu belgelenmişti yani. De... bunlara birçok özelliği daha ilave etmişti. Açma kapama mesela. Avrupa armatürler için 210 bin kez standart dayanıklılık testi yapıyor. Artema ise bir milyon 500 bin "açma kapama testi" yapıyordu. TSE Çift Yıldız çalışmalarıyla bu sayıyı 2 milyon 100 bine çıkardı.
Hakeza Sızdırma testleri. Bu testlerde 25 bar basınç uygulanırken, Artema bunu 50 bar basınca çıkardı. Korozyon testi de öyle. 200 yerine 720 saat korozyon testine tabi tutuluyor. Böylece Artema markalı armatürlerin ömrü 10 yıldan daha uzun oluyor.
Normal armatürlerde, kol ortada iken su açıldığı takdirde, kombi yanar. Artema ona da çare bulmuş ve sıcak su ayarına getirmeden yanmıyor kombi. Bu özelliklerinden dolayı Artema, TSE Çift Yıldız Belgesi'ni ilk alan marka oldu. Hemen belirteyim ki, marka olmak uzun bir sürecin ardından geliyor. Artema tesisini gezmeye çıkmadan önce ayağımıza "güvenlik çarığı" verdiler. Herhangi bir şeyin düşmesi hâlinde ayak parmaklarını koruyucu bir çarıktı bu. Sarı çizgilerin dışına çıkmamamız da istendi. İş güvenliği hususunda uygulanan tedbirlerden tutun da üretim safhasında prensip haline getirilen hassasiyete kadar her şey sisteme bağlanmış. Ar-Ge çalışmaları mükemmeldi. Çalışanların yüzü gülüyordu. Belli ki aidiyet duyguları fazla. Yemekleri dahi çok lezzetli ve doyurucuydu.
Bu arada TSE Başkanı Hulusi Şentürk'ü de tebrik etmeden geçmemek lazım. TSE'yi ikinci defa Dünya Standartlar Teşkiltı Yönetim Kurulu Üyesi yaptı. Çift Yıldız Belgesi'yle Türk sanayisine yeni bir heyecan getirdi. Yarış başladı. Birçok firma bu belgeyi almak isteyecektir mutlaka. O da ihracatın artması, katma değeri yüksek gelir elde edilmesi ve sürdürülebilir bir trendin yakalanması anlamına geliyor tabii.
Şentürk ayrıca, "Eloğlu daha iyisini yapar" demeyi bırakıp "insanoğlu en iyisini yapar" demek lazım geldiğinin altını çizdi. Özgüveni anlatan harika bir söz bu. Şentürk, Avrupa ülkelerinin çift yıldızlı belgeye geçme çalışmaları başlattıklarına da dikkat çekti ki, Türkiye'nin övüneceği bir durum bu.
Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, ülkemiz için hayırlara vesile olmasını dilerim.