Türkiye kalkınma ajanslarını kurdu ama sistemi işletmiyor. Yeniden gözden geçirmesi ve sistemi aktifleştirmesi lazım.
Kalkınma ajansları Amerika ve Avrupa'nın kalkınmasında önemli rol oynadı. Hâlâ da oynuyor. Bölgelerin mahalli potansiyelini harekete geçiren ve gelişimini hızlandıran bu sistemin 2000'li yıllarda Türkiye'de de tartışılmaya başlaması sevindiriciydi. Çok faydalı olduğu görüldü ve 2006 yılında çıkarılan Kalkınma Ajansları Kanunu yürürlüğe girdi. Sevincimiz zirve yaptı. Bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkı ortadan kalkacaktı; sevinilmez mi?
Pilot bölge seçilen Çukurova ve İzmir Kalkınma Ajansları aynı yıl faaliyete geçti. 2009 yılına gelindiğinde sistemin eksiksiz çalışacağına herkesin aklı yatmıştı. Diğer bölgelerde de peş peşe kalkınma ajansı kurularak; sayıları 26'ya çıktı.
Türkiye bu tür organizasyonlara üye olma ya da birebir alıp kanunlaştırma hususunda emsalsiz bir yeteneğe sahip. Baktı, faydalı bir şey; vakit geçirmeden alıp kabul ediyor. Da... aynı başarıyı sistemi çalıştırmakta gösteremiyor, maalesef. Kalkınma ajansılarında da aynen öyle oldu.
En başta ajansın yönetim şeması yerine oturmadı! Tartışıldı. Tartışıldı. Vali mi başkan olsun, belediye başkanı mı? Yoksa inisiyatif sivil toplum kuruluşlarına mı verilsin? Vali varken, başkasına başkanlık düşmezdi? Öyle de yapıldı. Vali, ajans başkanı oldu. Ajans birkaç ili içine alan bir bölge kalkınma ajansıysa, ona da çözüm bulundu. Valilerin münavebeli başkanlık etmelerine karar verildi.
Kalkınma ajanslarında genel sekreterlik makamı var bir de; o da önemli. Genel sekreter "atama" yoluyla mı işbaşına getirilsin, "Seçim" yoluyla mı? "Atama" yolu tercih edildi ve o da çözüme kavuşturulmuş oldu.
Kalkınma ajanslarının bütçesi ne olacaktı peki? Birçok kanaldan fon geliyor ve harcanıyordu bu paralar. Denetlenmesi lazım. Denetim meselesi hiç problem olmadı; Sayıştay ne güne duruyordu; denetler olur biterdi.
"O mu, bu mu" derken "nur topu" gibi bir kamu kurumumuz oldu. Bürokrasinin hakim olduğu bir kamu kurumu.
Ne kadar ümitlenilmişti halbuki. Bölgelerin kalkınma stratejileri tespit edilecek, potansiyel enerji harekete geçirilecek ve sürdürülebilir büyüme gerçekleştirilecekti. Olmadı. Dağ fare doğurdu!
"Ajans" var ama "kalkınma" yok! E hani biz bunu strateji üretsin diye kurmuştuk; ne oldu?
Haa kalkınma ajansları projelere hibe ve teşvik vermiyor değil; veriyorlar. Fakat kalkınma ajansından beklenen bu değil ki? Strateji geliştirmesi lazım. Teşviki KOSGEB veriyor zaten. Ayrı bir organizasyona ne gerek var?
Kalkınma ajansları faydalı ve lazım. Vakit geçirilmeden sistemin gözden geçirilmesi ve strateji geliştiren hale getirilmesi gerekiyor. Hatta ajansların alanlarında uzman desteği alması da lazım. Ki, geleceği tasarlaması kolay, geliştirdiği stratejiler sürdürülebilir olsun.
Türkonfed ta baştan beri kalkınma ajansı konusuna ilgi duydu. Birçok formül üretti. Oradan da faydalanmak mümkün.