Kararlar doğru ama içi boş

A -
A +
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı programların hepsi doğru, hepsi faydalı. Yeter ki içi doldurulsun.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu takip etmekte zorlanıyorum. Bir gün müjde veriyor, başka bir gün yeni bir başlık açıyor ve hemen her gün ekonomiyi güçlendirecek kararlar açıklıyor.  
Sanayici, KOBİ, esnaf ve vatandaş... herkese bir şey var. En son KOBİ'lere müjde verdi Davutoğlu. Ürün bazında markalaşan ya da kurum kimliğini güçlendiren KOBİ'ye 150 bin lira destek geliyor ki, KOBİ'lerin en çok ihtiyaç duyduğu iki konuydu bu.
Teknolojik iş birliği yapmak maksadıyla 3 işletme bir araya gelirse, 300 bin lira hibe. Geri ödeme yok yani.
Ar-Ge yatırımı yapan KOBİ'lere verilen destek yüzde 50 arttırılıyor. Kadın ve engelli girişimcilere verilen destek üst limiti yüzde 10'dan 20'ye çıkarılıyor.
KOSGEB'in bütçesinin, yüzde 100'lük bir artışla 50 milyon liradan 100 milyon liraya çıkarılacağını da bildirdi Başbakan.
Bunlar iyi şeyler tabii. De... yetmez. KOSGEB bütçesinin daha da arttırılması gerekiyor. Neden KOSGEB? Onu da söyleyeyim. Türk KOBİ'leri faaliyetlerini babadan görme usullerle ifa ediyorlar. Sermaye ve bilgi eksiklikleri var. Bu da verimsiz çalışmalarına neden oluyor. Şunu da göz ardı etmemek lazım: KOBİ'ler hem kendilerini yenileme, hem de Ar-Ge yatırımı yapma hususunda istekliler. Ancak, yetersiz sermayeleri buna izin vermiyor.  
KOSGEB ise büyüme kabiliyeti olan işletmeleri destekleyen bir kurum. Yeniliğe açık, ya da yeteneği olan fikri mülkiyet sahiplerine hibe desteği veriyor. Sınai mülkiyet hakkı olanlara da tabii. KOSGEB'in bir başka hizmeti de bilgi ihtiyacı olanlara teknik bilgi desteği vermesi. KOSGEB bu faaliyetleri bihakkın ifa edecek uzman altyapısına sahip; onu da söyleyeyim. Gel gelelim, kaynakları sınırlı. Destek almayı hak edenlere, vaktinde veremiyor bu desteği. Dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlıyor haliyle. Bütçesinin 100 milyon liraya çıkarılmasının yetersiz olacağını söylememin nedeni bu işte!
KOSGEB'in sahip olduğu uzman kadrosuna sahip olmamasına rağmen kalkınma ajansları da neredeyse KOSGEB'in yaptığı işi yapıyor ve işletmelere destek veriyor. Kalkınma Ajanslarının görevi, bölgelerinin kalkınma stratejilerini çizmek halbuki. Ajansların fonu KOSGEB'e aktarılırsa, hem KOSGEB daha fazla işletmeyi destekleme imkânına kavuşur, hem de Kalkınma Ajansları asli işlerine dönmüş olur.
Başbakan işsizlik sigortasına da temas etti ve kıdem tazminatı ile birlikte harmanlanacağını söyledi. Bu sigortanın adı her ne kadar "işsizlik sigortası" ise de bu fondan maaş almak çok zor. Prim ödeme şartlarını yerine getiren her işsizin bu sigortadan maaş alması lazım; doğru olan bu. Fakat sadece işten çıkarılanlar ya da şirketi kapananlar faydalanabiliyor. Kendi isteğiyle ayrılan niye yararlanamıyor? İşsizlik sigorta fonu, 100 milyon liraya varan bir büyüklüğe ulaştı. Bu fonu sadece fon olarak görmek yerine, işçinin hakkı olarak da bakmak lazım.
Başbakan Davutoğlu'nun açıkladığı paketler ve verdiği müjdeleri olumlu buluyorum. Ancak, içinin doldurulması şartıyla.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Türkiye'nin kayıt dışı ekonomi yönünden 189 ülke arasında 56'ncı sırada olduğunu" söyledi ve kayıt dışıyla mücadele edeceklerini bildirdi. Kayıt dışı, Türkiye ekonomisinin en büyük meselelerinden biri. Ne yapıp edip çözmek lazım bu problemi.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.