KOBİ'ler dertli mi dertli. Senelerin getirdiği ihmal edilmişliğin ağırlığını artık sırtlarında taşıyamıyorlar. Geçenlerde ASKON yöneticileriyle birlikteydim. Önemli bir görüşme yaptık onlarla; çok da olumlu geçti. ASKON, küçük ve orta boy işletmelerin temsil edildiği sivil toplum örgütlerinden biri. Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) üyeleri Anadolu'nun dört bir bucağında faaliyet gösteriyor ve kendi yağında kavrulmaya çalıyor. ASKON'u, gözünü dünyaya dikmiş ve global alemdeki gelişmeleri takip edip üyelerini bilgilendirme gayreti içinde buldum. ASKON Yönetim Kurulu üyeleri, amatör bir ruh taşıyorlar. İstanbul ve diğer şehirlerdeki üyeleriyle birebir görüşüp onları dinliyor, problemlerine çare arıyor ve KOSGEB ve diğer kuruluşlarla onları bir araya getirmeye çalışıyorlar. Diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de ekonominin belkemiği KOBİ'ler tabii ki. Ancak, Türkiye'de KOBİ'ler unutulmuş. Tek başlarına çözemeyecekleri sayısız problemle cebelleşip duruyorlar. Kimse de onlara, 'Halin nedir' demiyor. Evet, KOSGEB'in faaliyetleri inkar edilemez bir boyutta ama bunca derdin arasında onun sunduğu hizmet dişin kovuğunu bile doldurmuyor. KOBİ'lerin kendilerinden kaynaklanan problemleri yanında bir de sistemin getirdikleri var ki; ikisi bir araya gelince yük taşınmaz oluyor. KOBİ'ler öncelikle yetişmiş profesyonel yöneticilere ihtiyaç duyuyor ama birçoğu bunun farkında bile değil. Birinin işletmesine tebii ki bir başkasının yönetici atayacağı düşünülemez. Bu problemi, işletme sahibinin kendi imkanlarıyla halletmesi gerekiyor ama 'az olsun benim olsun' zihniyeti güttüğünden yapmıyor bunu. İşletme sahibinin yol yordam bildiğini söylemek ise hiç mi hiç mümkün değil. Gelişmeleri takip edemiyor ve dolayısıyla finans piyasasından da yeterince istifade edemiyor. İnternet gibi önemli bir bilişim teknolojisinden faydalanamadığı için global dünyadan düşüyor ve dış ticaret ayağını kullanamıyor. Yetişmiş beyin güçleri yok çünkü onların. Sistem işletmelere yetişmiş insan sunma yollarını kapatmış. Ayrıca, kalifiye eleman sıkıntısı da had safhada. Eğitimin bu kadar palitize olduğu bir ülkede, meslek okullarının tukaka edilmesi böyle bir sonuç doğurmuş işte. KOBİ'lerin ucuz kredi almasını önleyici bir bürokrasi var ve bu meseleyi kimse dert edinmiyor. ASKON Başkanı Mustafa Koca ve arkadaşları, aklı başında sakin insanlar. Mütevazı kişiliklerinin altında üyelerine faydalı olmak için çırpınan birer yürek taşıyorlar ama yeterli değil ki. Yaptıkları araştırmalar, hazırladıkları bültenler var ama tüm bu faaliyetler, devletin eksiklerini telafi etmeye yetmiyor. Reel ekonominin kullandığı kredi toplamı içinde KOBİ'lerin payı yüzde 3-4. İşletmelerin yüzde 98'ini ise KOBİ'ler meydana getiriyor. Bu dahi KOBİ'lerin ne halde olduğunu göstermeye yeter ve artar bile. MI ACABA?!. * Batılı uzmanlar, 'Sorumluluğu yayarak çalışanınızı lider yapın' demiş... Sorumluluk da liderlik de benim olsun diyen bize ters gelir bu! * Ali Coşkun, 'IMF ile Katolik nikahımız var' demiş... İyi de, millete verilen sözler ne oldu? * Ameliyat olan Mısırlı ikizler artık birbirini görüyormuş... Ameliyat olsa siyasetçi de milleti görür mü acaba? * Erdoğan iftarını gecekondu semtinde kurulan çadırda açmış... Siyasetçi bu işte: Ramazan'da hep fakir! * Gül, 'Amerika beceriksiz' demiş... Irak'ı alırken de öyleydi, n'aber