Lastik deyip geçmeyin

A -
A +
Bir araçta, hele kara yolu nakliye aracında standart dışı kullanılan lastik; hem kaza riskini ve hem de yakıt tüketimini arttırıyor.
Dünyada üretim problem olmaktan çıkalı seneler oldu. Herkes her şeyi üretebiliyor. Bas düğmeye, bitir işi.
Ancak başka bir problem var: Satış. Onca rakibin arasından sıyrılıp çıkmak ve sürdürülebilir olmak çok zor. Nasıl zor olmasın ki? Rakipler güçlendiği gibi kâr marjları da düştü.
Gelişmiş ülkeler Ar-Ge ile aşıyor bu engeli. Maliyetleri aşağı çek, verimliliği arttır, müşteri memnuniyetine önem ver. Kadın istihdamı ve çevre konusu ise, bu firmaların olmazsa olmaz politikaları.
Geçen gün Brüksel'de "Geleceğin Yolculuğu" başlığı altında gerçekleştirilen bir seminer vardı. Good Year'ın tertiplediği bu seminerde aynı şeyler konuşuldu ve "Akıllı Filolar ve Nakliye Sektörünün Geleceği" tartışıldı.
Dokuz ülkeden 600 filo yöneticisinin cevapladığı 24 sorulu anketin sonuçları masaya yatırıldı. Yükselen fiyatlar, filo yöneticilerinin yüzde 96'sı tarafından birinci maliyet unsuru olarak görüyor. Dörtte üçü ise akaryakıt vergisinin azaltılmasının, kara yolu nakliye sektöründe olumlu etki yapacağı görüşünde.
Kara yolu sektöründeki maliyet arttırıcı unsurlar akaryakıtla sınırlı değil tabii. Sürücü ve lastik de önemli yer tutuyor. Filo yöneticilerinin dörtte biri, sürücülerin çok önemli olduğunu belirtiyor. Vasıflı bir sürücü, aracın kaza yapmadan seyrini tamamlamasını sağladığı gibi motoru zorlamadığı için yıpranmayı da engelliyor çünkü.
Çin, dünyanın en büyük lojistik üssü. Rusya ilave edildiğinde Avrupa ikinci sırada yer alıyor. Şayet bu bölgelerde sertifika sahibi, eğitimli sürücüler görev yaparsa, önemli tasarruf sağlanır. Türk sürücüler bu bölgelerin aranılan elemanı. Onu da küçük bir not olarak belirtmiş olayım.
Lastik konusuna gelince. İster binek olsun, ister ticari araç... Tüm araçlarda lastik önemli bir unsur. Maliyet olarak ele alındığında yakıtın payı yüzde 30, lastiğin payı yüzde 3. Lastiğin maliyet unsurları arasında küçük bir yer tutmasına aldanmamak lazım. Şartlara uygun olmayan lastik, kaza riskini arttırdığı gibi daha fazla yakıt harcamaya da neden oluyor. 
Good Year yetkilileri, büyük filolara direkt teknik eğitim hizmeti verdiklerini ifade ettiler. Ayrıca kaplama hususunda filolarla iş birliği yaptıklarının da altını çizdiler. 
Good Year'ın bu uygulamasının altında şöyle bir gerçek yatıyor. Ki, çok önemli.  Filodaki araç sayısı ne kadar artarsa, aldığı hizmet ve destek de o kadar artıyor. 3-5 TIR ile iş yapmak hem zor, hem de maliyetli yani.
Good Year'ın "Beyaz Bülteni"nde kanun koyuculardan istenen talepler de vardı. Yakıt verimliliğine sahip filoların ve AB lastik etiketinin teşvik edilmesi, en önemli talepti. Ayrıca, ticari taşıtların ağırlık ve hacimleri ile ilgili kuralların netleştirilmesi, geniş araçlara ait kuralların genişletilmesi hususu da önemli talepler arasında geliyordu.
Kara yolu nakliye sektörünün desteklenmesi ve yetenekli sürücüler için daha cazip hâle getirilmesi de isteniyordu.
Sempozyumda görüştüğüm Türk filo yöneticilerinin en fazla kayıt dışından şikâyet ettiklerine şahit oldum.
Lojistik sektörü Türkiye'nin stratejik sektörlerinden biri. Bu sektörün daha hızlı büyüyüp gelişmesi için hukuki iyileştirmelere ve desteğe ihtiyacı olduğunu ve bu konuda ciddi adımlar atmak gerektiğini hatırdan çıkarmamak lazım.
Metiner Sezer

17 Ekim 2014

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.