Marka!.. Marka!.. Marka!..

A -
A +

Naomi Campbell, dünyanın en popüler mankenlerinden biri. IF Uluslararası Hazır Giyim Fuarı'nın açılışı için geçen hafta İstanbul'a gelen ünlü manken; podyuma çıktı, kebap yedi, saltanat kayığına bindi ve ardında hoş bir sada bırakıp gitti... Zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış!.. Naomi de kelimenin tam manasıyla bizim medyanın çenesini yordu: 36 saniye yürüdü, 50 bin dolar aldı. Yani: Türkiye kazıklandı!.. Etmeyin, eylemeyin bre ağalar. Bu manken podyuma mitil atmaya gelmedi. Fuar açılışı için geldiğini sanıyorsanız, onda da yanılıyorsunuz. Fuar tanıtımı için geldi. İşini en iyi şekilde yapıp gitti. İstanbul'a gelmeden bir hafta önce kösler vuruldu, fuara katılacağı yazılıp çizildi. Daha uçaktan inmeden davullar çalıp yer yerinden oynadı. Gündemin zirvesine çıkıp oturdu. Koca bir medya ordusu onu takip etti. Her hareketi olay oldu, gazetelerde çarşaf çarşaf haberi çıktı. Fuar'ı sağır sultan bile duydu. Hâlâ yazılıp çiziliyor. Bundan daha güzel tanıtım olur mu? Fuarı organize eden İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, defalarca Naomi Campbell'a 50 değil, 20 bin dolar verildiğini söylediyse de bunu duymazdan gelen medya spekülasyona devam etti. Bu organizasyonu yapanları kutluyorum. Tanıtımın ve marka olmanın ne demek olduğunu gösterdiler bize. Naomi, dünyaca ünlü bir marka. Televole programına çıkmakla marka olunmuyor; yattığın yerden de. Bu bir sektör. Önemli bir meslek. Türkiye, tanıtımı bilmediği için zaten ne marka çıkarabiliyor, ne de para kazanabiliyor! Naomi'nin estirdiği rüzgar; Turizm Bakanlığı'na ve İstanbul Anakent Belediyesi'ne de örnek olsun!.. ğ Kiler'in başarısı Marka olmak zor iş. Emek ister, sabır ister ve de akıl ister... Akşamdan sabaha marka olunmadığı gibi para da kazanılmaz. Geçenlerde Kiler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Kiler'le karşılaştım. Ayak üstü yaptığımız kısa sohbette gördüm ki, isteyince oluyormuş... 20 sene önce marketçiliğe başlayan Kiler ailesi, bugün 30 adet market zincirinin sahibi olmuş. Her gün 200 bin kişinin ziyaret ettiği Kiler Marketler zinciri, fiyatı en ucuz market olmanın gururunu yaşıyor şimdi. Bunu nasıl başardıklarını sorduğumda; Ümit Kiler şu cevabı verdi: "Müşteri mennuniyetini ancak ve ancak insanla sağlayabileceğimizi gördük ve insan kaynaklarımızı eğitip profesyonel hale getirdik. Bir de markette kazandığımızı yine markete yatırdık. Herkes repo yaparken biz; peşin fiyatla mal aldık ve bu ucuzluğu müşteriye yansıttık." Osmanlı döneminde, Bitlis'in kilercisi olan bir ailenin işlettiği Kiler mağazalarında alışveriş yapanların yüzde 65'i devamlı müşteri. Yani 2003 Kalite Ödülü alan Kiler'i kendi ailesi kabûl etmiş. 200 milyon dolara yakın ciro da bu başarıyı tasdik ediyor zaten. MI ACABA ? ğ Botaş ile Gazprom anlaşamayınca pahalı Rus gazı tahkimlik olmuş... Biri çıkıp, adamların cebine üç-beş kuruş sıkıştıramadı demek ki!  ğ Türkiye-AB arasındaki buzlar eriyormuş... Etrafımız ateşle çevrili, buz mu dayanır?  ğ Ecevit'in, Yolsuzluk Komisyonu'na yazılı bilgi vermesi tartışmalara sebep olmuş... Hiç fark etmez. Gelse de yazdığını okuyacaktı zaten!  ğ Türkiye'de 30 ayrı hayat tarzı olduğu ortaya çıkmış... Keşke bir tane olsaydı da insanca olsaydı!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.