Ne olacak bu memleketin hali?

A -
A +

Türkiye 232 milyar dolar toplam borç ve 200 milyar dolar civarında da bir GSMH ile denizin orta yerinde çakılıp kaldı. Direğe tırmanan tayfalar deryaya bakmıyorlar artık. Hepsi gözünü dört açmış, elini siper edip karaya bakıyorlar. Karaya oturmaktan korkuluyor. 100 milyar doları bulan iç borcun 51 milyar doları kamuya ait; kalanı ise özel sektörün. Bu kadar borç Türkiye gibi belli potansiyele sahip bir ülke ekonomisi için önemli bir tehlike sayılmasa da; büyümedeki yetersizlik ve borçların vadesindeki kısalık dikkate alındığında; bu borç çoğu kişi ve kurumun korkulu rüyası haline geliveriyor ister istemez. Türkiye nasıl kurtulur? Bu soruya şık (!) bir cevap verebilmek önce geriye dönüp şöyle bir bakmak lâzım. Ayrıca, sorumsuz siyasetçilerin Türkiye'yi buralara kadar nasıl getirdiklerini de iyi okumak gerekiyor. İktidarlar, devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir politika izlediler hep. Ellerine geçen tüm parayı hovardaca harcamayı meslek edindiler adeta. Mesela SSK!.. 1950'li yılların başında kurulan bu kuruma prim ödemeye başlayan işçi, 1975'te emekli olmak isteyince ona emekli maaşı verecek para çıkmadı SSK kasasından. Dünyada banka kuran sigorta fonları maalesef Türkiye'de okus pokusla iç edildi!.. Kurnaz siyasetçi daima işini bilmiştir; bunun şek ve şüphesi yoktur. Esnafın gözünü korkutup Bağ-Kur'u devreye soktular. Hadi acemiliğine geldi, SSK'yı felç ettin, bari Bağ-Kur'u doğru dürüst işlet be adam. Ne gezer! Bağ-Kur'ludan aldıkları primle SSK emeklisine maaş ödediler; iyi mi? O da yetmedi, kamu bankalarına talimat verip, maaş ödeme işini onlara yıktılar. Görev zararı adıyla ünlenen bu kara delikler şimdi ekonominin ölüm fermanı haline geldi. SSK bir örnek. Hakeza Tasarrufu Teşvik Fonu, Konut Fonu... herkesin bildiği cinlikleri sayıp başınızı ağrıtmak istemiyorum. Ben sadece, devleti yöneten iktidarların çok sığ politikalar uyguladıklarını ve ülkeyi buraya getirdiklerini ifade etmek istedim; hepsi bu! Vergi verme oy ver Haliyle vatandaşa sorumluluk aşılayamadılar. "Vergi verme, oy ver" uyanıklığıyla uzattıkları iktidarların tadını çıkarmaya baktılar. Lafın ucunu kaçırmadan kuyruğunu bağlamak için tekrar başa dönüp, Ne olacak bu memleketin hali? sorusuna bir cevap bulmaya çalışalım: Gözucuyla bakıldığında bile ülkede güven olmadığı hemen görülüyor değil mi? Güven borçtan da, yokluktan da, işsizlikten de önemli; hem de çok önemli. Çünkü, güven olmayan yerde istikrar da olmuyor! Bu kadar önemli olan güveni sağlamak için önce devletin kendine bir çekidüzen vermesi icap ediyor. Esnaf, sanatkâr, sanayici, işadamı ve sade vatandaş... şayet devletin adaletle idare edildiğine kanaat getirirse; kendisi de devletin koyduğu müeyyidelere uyar. Yoksa, ha bire kazanda su dövülür ve gemi karaya doğru sürüklenir. Bilmem anlatabildim mi?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.