Orta Vadeli Programın dili

A -
A +
Ali Babacan'ın açıkladığı Orta Vadeli Program gerçekçi ve güven verici. Disiplin gerektiren yanları çok ve Hükümet kararlı görünüyor.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan Hükümetin "Orta Vadeli Programı"nı açıkladı. 2015-2017 yıllarını kapsayan 3 senelik bir program bu. Yeniliklerle dolu.
Verimliliğin arttırılması, ithalata bağımlılığın azaltılması, kamu harcamalarının rasyonelleştirilmesi, iş ve yatırım ortamı ile bilgi altyapısının iyileştirilmesi, iş gücü piyasasının etkinleştirilmesi, yurt içi tasarrufun arttırılması, teknoloji alanının ticarileştirilmesi, yerli kaynaklara yönelik enerji üretimi, lojistik anlayışını geliştirme, nitelikli insan gücü için çekim merkezi hâline gelme (beyin göçüne kapıları açma), kurumsal kapasiteyi geliştirme, kalkınma için uluslararası iş birliği, kamu ihalelerinde yerli üretime öncelik verilmesi, kentsel dönüşümün çevreci bir disiplinle yönetilmesi ve cari açıkla mücadele edilmesini içine alan bir program.
Programın en önemli özelliği "Hükümetin kararlılığı"nı göstermiş olması diye düşünüyorum. Söylenen şeyler bir ilk değil belki ama "bunları yapmamız lazım" mesajını vermesi yönünden önem arz ediyor.
İnandırıcılığı da var ayrıca. Hükümet bu seneki büyüme tahminini yüzde 4'ten yüzde 3.3'e düşürdü. Enflasyon tahminini ise yüzde 5.4'ten yüzde 9.4'e taşıdı. Ki, gerçekçi bir yaklaşım. Buna karşılık cari açık tahminini yüzde 5.7'ye çekti ve bu politikayla enflasyonla mücadeleye öncelik verdiğini net bir şekilde ortaya koydu.
Türkiye'nin en büyük handikaplarından biri de iç tasarrufun yetersiz olması hiç şüphesiz. Geçen sene iç tasarrufun GSYH'ye oranı yüzde 13.4 idi, bu sene yüzde 14.9 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Ne olursa olsun, yetersiz! Dolayısıyla dış borca ve yabancı sermayeye ihtiyaç var.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 2015 yılında 8.7 milyar dolar tutarında özelleştirme gerçekleştireceklerinin altını çizdi ve 2016'da da 6.7 milyar dolar beklediklerini belirtti.
Ali Babacan her şeye rağmen 2014 yılını 160 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleşmesiyle kapatacaklarının altını çizdi. Bu iyi bir gelişme. İthalatın 245 milyar dolar seviyesinde olması ise kötü. Dış ticaret açığı ve dolayısıyla cari açık her an patlaması mümkün bir volkan gibi duruyor. 
Turizm sektörü her zaman olduğu gibi can simidi görevi ifa etmeye devam ediyor. Ortalama 30 milyar dolarlık bir döviz girdisi sağlayıp ekonomiye can suyu sağlıyor.
Özetleyecek olursak karşımıza şöyle bir manzara çıkıyor. Orta Vadeli Program gerçekçi ve realist bir program. Ancak, Türkiye'nin bir de uzun vadeli programı var: 2023 Hedefi yani. Bu sene 810 milyar dolar olması beklenen millî gelirin 2023 yılında 2 trilyon dolar; 10 bin 537 dolar olan kişi başına düşen millî gelirin ise 25 bin dolar olması hedeflendi. Bu şartlarda Türkiye'nin her sene yüzde 12 büyümesi gerekiyor ki, zor. Neredeyse imkânsız!
Son söz: Orta Vadeli Program, müteşebbisi heyecanlandıran, yeni yatırımlara motive eden  bir program değil. Fakat, etrafı savaş çığlıklarıyla çepeçevre sarılmış bir ülkenin yapacağı başka bir şey de yoktu. Kamu da toplum da kemer sıkacağa benziyor...
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.