Patlıcanın standardı olur mu? Belki rüşvetin belgesi olmaz ama patlıcanın standardı olur, hem de bal gibi olur. Bu iddialı sözün sizi gülümsettiğini, hatta, 'daha neler' dediğinizi duyar gibiyim. Japonya'ya gidenler bilirler mutlaka. Orada ister manavda, ister pazarda, ister markette... nerede satılırsa satılsın, tezgahtaki patlıcanın mutlaka ama mutlaka belli bir standardı vardır. Standard dışı patlıcan satılmaz orada. Diyelim ki, satılan her bir patlıcanın boyu 12 santim olsun. Yarıçapı da 2 santim. Patlıcanın boyu 12 santim değil de 20 santim olsa ne olur sanki? Sana bana göre fark etmiyorsa da Japon'a göre ediyor; hem de çok fark ediyor! Asla satın almıyor bir kere o patlıcanı. İlla, 12 santim boyunda, 2 santim yarıçapında olacak. Peki, 20 santim boyunda ama çok lezzetli bir patlıcan, o da mı alıcı bulamıyor? Hiç şansı yok! Japon'un aklı yatmaz buna. Ne yapıp edip çaresini buluyor ve onun kadar lezzetli 12 santimlik patlıcan üretiyor. Asla taviz yok yani. 'Durup dururken bu patlıcan muhabbeti de nereden çıktı?' demeyin! Önemli bir mesele bu. Bu standard düşkünlüğü Japonları bugün dünyada bir numara yaptı. Şayet bir ürün, Japon piyasasında hüsnükabul görmüşse, o ürüne artık karada ölüm yok demektir. Uluslararası standardı yakalamıştır çünkü. Değil Japonya, o ürün artık dünyanın her ülkesinde kendine müşteri bulabiliyor. Şimdi Japonya'yı bırakıp kendimize, yani Türkiye'ye bir bakalım. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) bugünlerde ha bire standard çıkarıyor. Minibüs şoförü lise mezunu olacak.... Taksi şoförünün müşterisini yağmurdan koruması ve müşteriyi şemsiye ile apartman girişine kadar uğurlaması gerekiyor... Mankenin güzel olması yetmiyor, kültürlü olması da lazım... TSE, bunları açıklar açıklamaz ilk hamle medyadan geliyor. Mal bulmuş mağribi gibi sarılıyor standarda. Ardından da magazinleştirip gündeme getiriyor. Biraz kakara kikiri. Hepsi o!.. TSE, sanki yapılan işlere bir çekidüzen vermek için değil de medyaya malzeme olsun, diye yaptı bunu. Bu standard neden çıkarıldı? Hadi çıkarıldı, neden takip edilmiyor? AB'ye gireceğiz ya. Oranın normlarına uygun bazı değişiklikler yapılıyormuş. Yahu biz ne kadar uyanık bir milletiz be!.. Kağıt üzerindeki yapılan bu değişiklikleri elin AB'lisine yutturacağız öyle mi? Nah yutarlar!.. Buna ne denir, biliyor musunuz? Kendi kendini aldatmak!... Son dönemde Türkiye, AB baskıyla paket paket 'uyum yasası' çıkardı. Hani nerede onlar? Madem ki bu toplum için çıkarıldı, neden uygulanmıyor? Yetkililerimiz, 'Ortada henüz fol yok, yumurta yok. Durup durduk yerde milletin kafasını karıştırmayalım', diyorlar herhalde.. Standard Japonya'da da aynı, Türkiye'de de. Fakat kafalar farklı. Japon, o standardı geleceğinin kurtarıcısı olarak algılıyor; Türk ise ti'ye alıp gırgır geçiyor. Ha, Türkiye'de Japonlar gibi standart tutkusu olan yok mu hiç? Var. Elbette var. Ben de işte o zavallılara acıyorum! Herkesin tersin'e gittiği bir dönemde Mersin'e gitmek çok zor çünkü. On bir ayın sultanı Ramazan'ın ülkemize bolluk bereket getirmesini dilerim.