Sanayicinin ihracat çıkmazı

A -
A +

Türk insanı makine yapmaya çok yatkınmış. Atalarının savaşçı genlerinden geliyormuş bu özellik. Geçenlerde Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği (OAİB) Başkanı Sedat Silahtaroğlu ile birlikteydim; o söyledi bütün bunları. Sektörün geçen sene 2.5 milyar dolarlık sanayi makinesi ihraç ettiğini, rakamın bu sene 3 milyar doları bulacağını da ondan öğrendim. Türkiye'de 20 bin makine imalatçısı bulunuyor ve bünyesinde bir milyon kişi istihdam ediyor bu sektör... Ayrıca, Türkiye'de alınan patentin yüzde 80'i de bu sektöre aitmiş. En fazla makineyi Almanya pazarına ihraç ediyorlarmış. Sonra Amerika'ya, daha sonra da İngiltere'ye. Düne kadar Türkiye'ye makine satan ülkelere bugün Türkiye makine satıyor! Gurur verici değil mi? Sedat Silahtaroğlu, sohbetin bir yerinde "Bütün hayalimiz, yaptığımız ihracatın ithalatımızı geçmesi" deyince gayri ihtiyari şaşırdım. Bu iddia, bana önce içi boşaltılmış sözlerden biri gibi geldi; şüpheyle baktım Silahtaroğlu'na. Öyle ya, 8 milyar dolarlık makine ithal eden Türkiye nasıl olup da daha fazla ihracat gerçekleştirecek? Türk sanayicisi Avrupa'ya fason üretim yapıyor. Yabancı geliyor, istediği makinenin plan ve projesini masaya koyup, "Bana bundan yap" diye sipariş veriyor. Türk sanayici ve mühendisi de karın tokluğuna çalışıp makineyi imal ediyor. Sonra da elin oğlu; üzerine kendi etiketini koyup istediği ülkeye, istediği fiyata satıyor bu makineyi, hem de çok yüksek katma değerle! Türk makine sanayiinin çok kaliteli ve sağlam makine ürettiğini bilen batılı sanayici gelip imalatını Türk mühendise yaptırıyor ama bildiği bu kalite gerçeğini dünya tüketicileriyle asla paylaşmıyor; işine gelmiyor çünkü!.. Üzerine kendi markasını yapıştırıp piyasaya sürdüğü o makineden misliyle para kazanıyor, neden söylesin? Böyle bir davranışı bekleyecek kadar saf olmanın anlamsızlığını da söylemeye gerek yok herhalde. Ekonomi demek, menfaat demektir. Kişi ve kurumların menfaatine uygun davranması kadar normal ne olabilir? Sanayicinin çilesi Geçen sene ihraç ettiği makineyi Türkiye'deki bir tekstil fabrikasında gördüğünü ifade eden Sedat Silahtaroğlu, bu sözüyle başka bir gerçeğin daha altını çizdi: Türkiye, kendi kalitesinin farkında değil! Bir de finansman problemi var tabii. Eximbank'tan başka ihracata destek veren kurum ve kuruluş yok Türkiye'de. Onun da çok yetersiz kaldığını söyledi Silahtaroğlu. Türk sanayicisi malını ihraç edecek finansmanı bulamıyor ama yabancı tüccar her türlü imkâna sahip. Mesela Erdemir: Fabrika ilave yatırım yaptı ve makinelerini yeniledi. Bu makinelerin tamamını Türk makine sanayii yapabilirmiş aslında. Her iki tarafta da yeterli finansman olmayınca, makineler; uzun vadeli kredi veren ülkeden gelmiş haliyle. Türkiye'nin durumu üç aşağı beş yukarı bu. Sanayi devrimini gerçekleştiren Türk sanayicisi şimdi marka olmak istiyor ama yeterli finansmanı bulamıyor. Yüzde 35 reel faizin olduğu bir ülkede biraz da zor bulur! Şayet Türkiye marka satsaydı, bu sene gerçekleştirmek istediği 40 milyar dolarlık hedefi otomatikman 56 milyar dolar olurdu. Çünkü marka satmakla, ihracatçı kafadan yüzde 40 daha fazla kazanıyor. Silahtaroğlu'nun hayali pek de boş değilmiş aslında! İş dönüp dolaşıp parada düğümleniyor. Bul parayı, hayalin gerçek olsun! MI ACABA ? ğ Eski liderlere Yüce Divan yolu açılabilirmiş... Ucuz siyaset! * ğ Dünyanın en büyük 800 çok uluslu şirketinin cirosu dünya GSMH'sın üçte biri kadarmış... Bu şirketlerden biri Türk olsaydı; solcular ayağa kalkardı!.. * ğ Merkez Bankası dolara tokat atmış... Yediği o kadar tokattan sonra müsaadenizle bir tokat da o atsın! * ğ Babacan, IMF takviminde sarkma olabileceğini söylemiş... Bir yeri kopmasın yeter!.. ğ Ecevit'i uyutan firmalar yarım sayfalık belge imzalatıp 9 katrilyon vurmuşlar... Uyutmaya ne gerek vardı? * ğ İngiliz bilim adamları, SARS virüsünün uzaydan geldiğini söylemişler... "Biz yaptık" diyecek değillerdi herhalde! * ğ Türkiye, 1975'te sonuncu olduğu Eurovision Şarkı Yarışması'nda 28 yıl sonra birinci olmuş... Siyasetçiler girseydi her sene birinci olurdu Türkiye. Çünkü en iyi şarkıcımız onlar!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.