Sap ile saman

A -
A +

Türkiye, özel sektör marifetiyle büyümeye ta 1950'li yıllarda karar verdi. 50 yıldan beri de özel sektöre kaynak transferi yapıyor. Ayıp değil tabii, kötü de. Bu durum sadece Türkiye'ye mahsus da değil. Tüm dünya özel sektörü teşvik ediyor. Biz ağzımıza, yüzümüze bulaştırdık bu işi. Türkiye yanlışı; teşvik vermekle yapmadı; teşviği yerinde kullanmamakla yaptı! Master plan ve denetim olmadığı için krediler torpile dönüştü, sübvansiyonlar heba oldu. 'Al gülüm, ver gülüm' kolaycılığı ve ayyuka çıkan ahbap çavuş ilişkileri, zaten kıt olan kaynağın köküne kibrit suyu döktü. Araştırma komisyonu kuran AKP İktidarı, pandoranın kutusunu açıp, devleti soyan 'hortumcu'ları tek tek ortaya çıkaracağını iddia ediyor. Her iktidarın gündeminde vardı bu. Hortumcuların yem borularını tıkayacağız! Süleyman Demirel'in aile albümüne giren işadamlarının yargısız infaz edilmesi de buna bir örnektir. Sonunda ne oldu? Firmalar küçüldü, insanlar aşağılandı; hepsi o! Demirel'den intikam almak için mi yapıldı bütün bunlar?!. AKP iktidarı da aynı şeyi yapıyor şimdi. Eski siyasileri, bürokratları, bankacıları, işadamlarını komisyona çağırıp dinliyor. Şayet onlar şüpheli bulunursa; yeniden sorgulama, yeniden teşhir... Suçlu olduklarına kanaat getirilirse, olay; TBMM'ye getirilecek ve Meclis kararıyla Yüce Divan'a sevk... Geçmişte kamu vicdanını rahatlatan hiçbir sonuç alınamadı. Ya da alınmadı! Hukuku bir kenara koyup, siyasetçinin siyasetçiyi yargılaması ne kadar doğru? İşadamlarının hemen hepsi tukaka edildi de ne oldu?.. Aldığı teşvikle yatırım yapıp istihdama katkı sağlayana reva mı bu? İşadamı hırsız mı? Farzımuhal öyle diyelim! O halde ona çalma fırsatı veren sistem neden düzeltilmiyor?.. Siyasetçi, medya ve işadamları arasındaki bu tepişmenin faturası sonunda çalışana çıkıyor. İşlerini kaybediyorlar çünkü!.. Kendilerine 'Hortumcu' denilen bu kesimin avukatlığını yapacak değilim. Ancak, bu işin sonunun nereye varacağını sormak hakkım. Bu kişileri sokaklarda yaka paça sürümekle nereye gideceğiz?.. Böyle yapınca ülkenin ihracatı mı artıyor? Rekabet şansı mı yükseliyor? Yoksa, onlara 'Hortumcu' diyenlere prim mi kazandırıyor? Türkiye yerinde durmuyor tabii, değişiyor. Önce karma, sonra serbest, şimdi de liberal ekonomi yörüngesine girdi. Tüm dünyada sınırlar kalktı. Dev şirketler artık her ülkede cirit atıyor. General Motors'un tek başına cirosu 178 milyar dolar. Türkiye'nin en büyük şirketinden biri olan Koç Holding'in ise 13 milyar dolar! Boyutlar çok farklı. Hakeza sermaye yapıları da öyle. Türkiye'ye henüz yabancı sermaye gelmediyse de; gelecek. Ben, o günkü halimizi düşünüp yanıyorum. Çıra yakıp Türk firması arayacağız ama bu gidişle bulamayacağız. Bu da kanıma dokunuyor. Keşke, diyorum kendi kendime: Sap ile samanı birbirine karıştırmaktan vazgeçip, biraz da ileriyi düşünsek! MI ACABA ? ğ AB Dönem Başkanı olan Berlusconi, Türkiye'nin AB üyeliğine destek verecekmiş... Ne kadar rüşvet isteyecek acaba?  ğ Hindistan'da yaşayan Nanek'in tek gıdası su ve güneş ışığıymış... Kesin Türkiye'den gitmiştir!  ğ Mesut Yılmaz, 'Türk halkı benden yoruldu' demiş... Doğru!  ğ Bir şirketin, Maliye'ye yakalanma ihtimali yüzde 15 olarak hesaplanmış... Mükellef, daha 50 sene önce yaptı o hesabı!  ğ Uzanların kredi kartları bile iptal edilmiş... Şu siyaset ne mene şey yahu! Bir şeyi olmayanı ihya ediyor, olanınkini elinden alıyor!  ğ Evliliği 'dişi kuş' kurtarıyormuş... Peki, yükü kim çekiyor?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.