Sizin de bir hikayeniz olsun

A -
A +
Zimbabwe'de bir kız çocuğu dünyaya geldi, sevimli mi sevimli bir çocuktu hem de. Gözlerinden zeka fışkırıyordu. Fakir bir ailenin çocuğuydu. Yaşı gelmesine rağmen okula gidemedi. Zaten kız çocuklarının okula gitmesi söz konusu değildi. Tererai ağabeyi Tinashe'ın kitaplarından okumayı söktü ve onun ödevlerini yapmaya başladı. Okuldaki öğretmenler bu ödevleri Tererai'nın yaptığını öğrenmekte gecikmedi ve onun kayıtsız da olsa okula devam etmesine izin verdiler. Tererai çok mutluydu.
Tererai erken yaşta evlendirildi. 18 yaşına geldiğinde 4 çocuğu vardı ama okumaya duyduğu ilgi hiç azalmamış, aksine artmıştı. "Lise diplomam bari olsun" diye çaba gösteriyor; kocası ise onun bu azmini dayakla ödüllendiriyordu.
Tererai, eşi ve 5 çocuğuyla 1978yılında Oklahoma'ya taşındı. Üç yıl sonra ziraat eğitiminde lisans derecesi aldı. Eşinden ayrılıp Mark Trent'le evlendi.  Daha sonra patolog olarak  Zimbabwe'ye döndü. 2009 yılında Sahra Altı Afrika'da  kadın ve kız çocukları için HİV'den korunma programlarına katıldı ve doktora tezini aldı.  
Hayatı "Half The Sky" adlı kitaba konu olan Tererai, Oprah Winfrey'ın programına  konuk oldu  ve o güne kadar 30 bin konuk ağırlayan Winfrey onu; "tüm zamanların konuğu" ilan etti. Ayrıca Tererai'nin köyüne okul yapılması için 1 milyon 500 bin dolar bağışta bulundu. Tererai Trent şimdi "inogona Vakfı"nın başkanı.
Hollanda Prensi Mabel van Oranje da erken yaşta evlilik yapanlardan. "Uluslararası Çocuk Gelinler" platformunun kurucularından biri olan Oranje, 2005 yılında Dünya Ekonomik Forumu tarafından "Genç Küresel Lider" de seçildi.
Bu iki kadın lider Sabancı Vakfı tarafından İstanbul'da ağırlandılar. Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı'nın  ev sahipliğinde tertiplenen Flantropi Semineri'nde konuşan Tererai Trent; "hayalleriniz olsun" dedi.  "İmkansızı zorlamanın yolu, güzel bir hayal kurmaktan geçer."  Tererai Trent şu sözlerle tamamladı konuşmasını: "Herkes 'paylaşmanın, kazandıklarını geri vermenin' gücünü görmeli ve tadını çıkarmalı."
Prenses Mabel van Orange ise şu mesajı verdi: "Çocuk yaşta evliliklerin; sadece kız çocukları üzerinde değil, aynı zamanda aileleri ve yaşadıkları toplum üzerinde de derin olumsuz etkileri vardır."
Kız çocuklarının en azından 18 yaşına kadar okumaları gerektiğine işaret eden Güler Sabancı; şöyle konuştu:
"Toplumun gelişmesi için iki model var. Biri, ferdi çabalarla kendi hayatındaki imkansızları aşanların modeli. Diğeri ise sahip olduğu imkanları, başkalarının hayatını kolaylaştırmak için seferber edenlerin modeli."
Bu sözler dünyanın gerçeği. Türkiye'nin de gerçeği. De... çözüm yok maalesef! Aslında çok kolay. Türkiye'de aidiyeti ne olursa olsun her aile çocuğunun eğitim almasını istiyor. Elinden gelen her imkanı seferber de ediyor ama "tek tip" eğitim sistemi bu isteğin önünde kocaman bir engel teşkil ediyor. Bu engel kaldırılıverse her şey hallolacak halbuki.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.